Tanrıkulu: 24 Temmuz Basın Bayramını kutlamıyoruz!

CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu, 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

“AKP’nin yarattığı Türkiye’de Basın Bayramı’nı kutlamak ne yazık ki şaka gibi!” diyen Tanrıkulu’nun açıklaması şöyle:

Son yıllarda sansürün kaldırılışının yıldönümü dolayısıyla kutlanan Basın Bayramı, Türkiye tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir sansür ve otosansür dönemine denk geliyor.

24 Temmuz 1908 tarihine kadar gazeteler devlet memurlarının kontrolünden geçtikten sonra yayınlanırken, İkince Meşrutiyet’in ilanıyla bu uygulamaya son verilmişti. Yani gazeteciler 24 Temmuz’u basın üzerindeki devlet baskısı ve kontrolünün kaldırıldığı gün olduğu için bayram olarak kutluyor.

Fakat AKP iktidarı basın özgürlüğü konusunda Türkiye’yi 1908’in de gerisine sürüklemiştir. Medyanın sahiplik yapısını değiştirmiş, tek manşetle çıkan gazeteler dönemini başlatmıştır. TV kanalları bir siyasi partinin propaganda aracına dönüştürülmüş, iktidarı eleştiren gazeteciler ve basın kuruluşları büyük bir operasyonla tasfiye edilmiştir.

AKP sadece kendi sesini duymak isteyen bir parti, lideri de sesine hayran bir siyasidir. Bu nedenle Türkiye, Dünya Basın Özgürlüğü sıralamasında 157. sırada yer almaktadır.

Yüzü aşkın gazeteci hapiste, binlerce gazeteci de yargı kıskacındadır.

İşsiz bırakılmış basın çalışanı sayısı 10 binden fazla olduğu gibi, çalışan gazeteciler içinde de yandaş olmayanların sarı basın kartları iptal edilmiş, mesleki faaliyetleri bu şekilde kısıtlanmıştır.

Son 3 ayda 213 gazeteci yargılanırken, 70 gazeteci 493 yıl hapisle yargılanmıştır.10 gazeteci saldırıya uğramış, 3 gazeteci ölümden dönmüştür. 14 gazeteci gözaltına alınırken, 6 gazeteci hakaretten yargılanmıştır.

Hâlihazırda medyanın yüzde 95’i iktidarın doğrudan veya dolaylı olarak kontrolü altındadır. İnternet medyasında çalışan gazeteciler güvencesizlikle karşı karşıyayken, yerel gazeteler resmi ilan kıskacındadır.

Bu koşullar altında ne yazık ki gerçek bir Basın Bayramı’ndan söz etmek mümkün değildir. AKP’nin yarattığı faşizan koşullarda basının bayramını yapmak şöyle dursun, olsa olsa basının yası tutulabilir.

Yıllardır iktidar baskısı altındaki basın, gerçek bir bayramı hak etmektedir. Bu bayram da sansür, sürgün, hapis, otosansür koşulları ortadan kaldırıldığında söz konusu olacaktır.

Bu vesileyle hapiste bulunan tüm gazetecilerin, her türlü tehdide göğüs gererek toplumun haber alma hakkını sağlamaya çalışan tüm basın emekçilerinin “Basın Bayramını” kutluyor, özgür bir ortamda, gerçek bir basın bayramı kutlamalarını temenni ediyorum.