Perşembe, 18 Temmuz 2019
Çağdaş Gökbel
Çağdaş Gökbel
Çağdaş Gökbel, 16Punto.com’un yazarlarındandır. Profesyonel gazeteciliğe 2016 ve 2017 yılında ABC gazetesindeki röportajlarıyla başladı. Sırasıyla: Ohaber, Halkweb ve Toplumsal gazetelerinde çalıştı. İletişim Bilimleri ve Kültür alanı gibi konularda yoğunlaşmaktadır. Lisansüstü eğitimini de bu alanda tamamlamaktadır. Şimdiye dek, bir uluslarası ve bir de yerel iki akademik makale kaleme almıştır. Bu çalışmalar popüler kültür ve algı yönetimi üzerinedir. Araştırmacı, tarihçi yazar Ahmet Karakuş ile birlikte Antalya’da çalışmalarına devam etmektedir.

Türkiye’de Sağ’ın sorunu

Sağ; bireyi kutsal addeden, adaleti kanundan üstün tutan, tek bir inanca değil inançlara saygı gösteren ve kavramların istismarı ya da suistimaline tamah etmeyecek bir hüviyete bürünerek kendine yeniden yön vermeli kendisini yeniden inşa etmelidir.

Kimdir bu Münir Nurettin Selçuk?

Münir Nurettin Selçuk adını duydunuz mu? Bir ortamda 15 kişiye sorduğum bu soruya yarıya yakın kişi “duymadım” veya “bir yerden hatırlıyorum” şeklinde yanıt verdi. 3-4...

AKP yıkılacak

"Bulduğumuz ilk demokratik fırsatta AKP’yi yıkacağız."

Oscar Wilde: Estetiğin çürümeye başkaldırısı; kadın bedeninin metalaştırılması, seks işçiliği ve ideoloji

Reading Zindanı Baladı ACI İÇİNDEKİ RUHLARLA YÜRÜYORDUM, BAŞKA BİR ALANDAKİ, VE MERAK EDİYORDUM BU ADAMIN SUÇU ÇOK MU BÜYÜKTÜ YA DA ÖNEMSİZ, ARKAMDAN BİR SES FISILDADI USULCA: “ASILACAK BU HERİF YAKINDA … ANCAK HERKES ÖLDÜRÜR SEVDİĞİNİ DUYMAYAN KALMASIN, KİMİ SERT BİR BAKIŞLA YAPAR, KİMİ DE POHPOHLAYICI BİR SÖZLE, KORKAK BİR ÖPÜCÜKLE, CESUR İSE KILICIYLA! *Çev: […]

Reading Zindanı Baladı

ACI İÇİNDEKİ RUHLARLA YÜRÜYORDUM,
BAŞKA BİR ALANDAKİ,
VE MERAK EDİYORDUM BU ADAMIN SUÇU
ÇOK MU BÜYÜKTÜ YA DA ÖNEMSİZ,
ARKAMDAN BİR SES FISILDADI USULCA:
“ASILACAK BU HERİF YAKINDA

ANCAK HERKES ÖLDÜRÜR SEVDİĞİNİ
DUYMAYAN KALMASIN,
KİMİ SERT BİR BAKIŞLA YAPAR,
KİMİ DE POHPOHLAYICI BİR SÖZLE,
KORKAK BİR ÖPÜCÜKLE,
CESUR İSE KILICIYLA! *Çev: Yeşim Pirpir

Oscar Fingal O’Flahertie Wills Wilde, gençlik dönmelerimde ruhuma dokunabilen yazarların içerisinde en özel olanlarından birisidir. Rusça çevirileriyle tanıdığımız Hazal Yalın ile gerçekleştirdiğim röportajın bu yazının akıbetinde çeşitli noktalarda etkisi büyük.

Oscar Wilde ile olan iletişimimin güçlü olmasının bir diğer sebebi ‘Vera veya Nihilistler’ isimli tiyatro oyununun baş kaldıran ve isyankâr tınısı olabilir. Wilde, bu metinde bir Rus edebiyatçısı kadar Rus toplumunun politik hayhuyunu okuyucusuna ya da izleyicisine yansıtır.

Konu Oscar Wilde olunca, yazar dikenli bir yolda ilerlediğini unutmamalıdır. Bu yazıdaki çeşitli tespitlerde yazarının ayağını kanatacağı için, okurunda bu kan izlerini takip ederek gerçeğe zor da olsa ulaşması gerekir. Wilde, sosyalist bir şairdi ve politik mücadelesi onu 46 yaşında erken denebilecek bir dönemde sürgünde ölmesine sebep oldu.

Ölümünün sebebi elbette ki sosyalist düşünceleri değildi. Ölümünün sebebi iktidarın ta kendisiydi.

Oscar Wilde, özellikle ülkemizde anlaşılamayan bir figür olmaya devam ediyor. Okurlar özellikle onunla ve sosyalist düşünceyle ilişkisini kurmakta zorlanıyorlar. Bunda çevirmenlerin Oscar Wilde’nin eserlerindeki görüşleri bir akıma sığdırma çabasının etkisi oldukça büyük. Wilde gibi bir dehanın bir akımla (estetik) temsil edilmesi ya da zorla bu deli gömleğinin şaire giydirilmesi Wilde’nin görüşlerinin ve fikirlerinin sitem tarafından evcilleştirilmesidir.

Örneğin Reading Zindanı Baladı (Oysa herkes öldürür sevdiğini) sıklıkla politik yönlerinden arındırılmış romantik bir şiir olarak algılanmakta. Kapitalist ideolojinin tüm bu cambazlıkları yapması anlaşılır bir şey. Anlaşılır olmayan şey ise kendisini pek bir muhalif olarak görenlerin bu cehaletin sözcülüğünü üstlenmesi.

Reading Zindanı Baladı, Wilde’nin bir dönem tutsak edildiği hapishanenin dev bir resmidir. Bu resmin içerisinde sistemin tüm figürleri yer almaktadır: Papazlar, gardiyanlar, mahkumlar ve cellatlar. Popüler görsellerinin aksine bu şiirde Wilde ne kadar da korkunç şeylerden bahsediyor değil mi?

Elinde asası, uzun saçları ve delici bakışlarıyla romantik bir Wilde yok karşımızda. İngiltere zindanlarının korkunç ve soğuk yüzü karşımıza dikilirken tüm o çevirmenlerin gayri politik değerlendirmeleri, okurlar için zihinsel bir felç durumu oluşturuyor. Hele ki Türkiye’deki politika alerjisi okur için bu değerlendirmeler yapay bir cennet imkânı sunuyor.

Oscar Wilde, sisteme karşı sözünü sakınmayan ve sosyalizmin tüm insanlığı kurtaracağına inanan çağımızın altın kalbidir. Kapitalistlerin bu kalbi söküp atması ve ona onunla hiç ilişkisi olmayan anlamları yüklemesi çok doğal.

Şimdi, yeniymiş gibi görünen bir ideoloji tüm bu değerlerin etrafını kendi dikenli telleriyle çeviriyor. Oscar Wilde, yeniden Reading Zindanına mahkûm ediliyor. Eserlerinde gizlediği politik mesajları anlaşılmayan bir edebiyat dâhisi ancak o zaman gerçek anlamda esir alınabilir.

Bu uzun yolculuğun sonunda çocuk ve kadın istismarının meşrulaştırılması var. Wilde’nin bu şekilde esir alındığı bir dünyada kadınlar ve çocuklar yapayalnız. Gücümüzü sadece fikirlerimizden almayız. İnsan olarak gücümüzü, aynı zamanda tutkularımızdan ve duygularımızdan alırız. Bu sebeple devrimcilerin pek çoğu idealist anlamda olmasa da romantiktir. Bu romantiklik, salt gerçekliği ortaya koymak için harekete geçer. Yoksa ayakları yerden kesmek için değil.

Reading Zindanı Baladı bunun açık örneklerinden biridir.

Şimdilerde sosyal medyada Acun Karadağ üzerinden bir polemik yürütülüyor. Seks işçisi savunucusu (Ben onlara Edward Bernays’ın kullanışlı ahmakları adını veriyorum) bir grup sözde muhalif ama özde kapitalist ideolojisi şakşakçıları yine harekete geçmiş durumda.

Çocuk yaşta hatta çocuk yaşta olmasının önemi yok sektör olarak nitelendirilen yeni Reading zindanlarına kapatılan bedenleri meşrulaştırmaya ve onlara renkli kılıflar bulmaya çalışıyorlar. Bunun aksini savunanları ataerkil ve ahlakçı olmakla suçluyorlar. Ne garip değil mi?

Aslında değil. İdeoloji bu şekilde işleyen bir şey: Bir gün önceki anlamın, bir gün sonra tam karşıtına dönüştürülmesidir ideoloji. Oscar Wilde, sizce ahlakçılıkla suçlanabilir mi? Bu cahillere göre sorunun yanıtı evet.

Acun Karadağ pek çok konuda eleştirilebilir. KHK çalıştayına konuşmacı olarak katıldığımda şunları söylemiştim hem de oradaki insanların gözlerinin içine baka baka ‘Burası da eleştirilebilir ve buradaki düşüncelerinde biricik olmadığı kabul edilmelidir’ güce yalakalık edenlerin, kendilerine bir kürsü, bir de mikrofon verdi diye türlü takla atanların bu tür şeyleri anlaması imkânsız.

Seks işçisi meselesiyle ilgili kapsamlı bir yazım zaten var. Yazının sonunda bu yazıya ulaşabilmeniz için bir kaynakça vereceğim. Bu yazınının sonunu Oscar Wilde’nin getirmesini istiyorum. Romantik, aşık, eşcinsel, yakışıklı ve aristokrat Wilde’nin İngiltere’deki çocuk mahkumlar için kaleme aldığı satırları okumanızı önemsiyorum.

Kadınları vitrinlere çıkarıp bunu bir işçilik gibi sunup meşrulaştıran Avrupalıları medeniyetin temsilcisi olarak gören eblehlere anlatılabilecek çok fazla bir şey yok. İngilizlerin çok zeki olduğu düşünebilir ancak unutmamakta fayda var; aynı İngilizler kredi kartlarına William Shakespeare hologramı koymaktalar. Sınıflı toplumlar ve bu toplumların iktidarlarının çürütemeyeceği hiçbir şey yok.

Yalnız bir şeyi o ideolojiyle foseptiğe dönmüş zihinlerinize sokmakta fayda var.

Çocuklar, kadınlar, kısacası insanlar, su, hava, tavşan, köpek ve ağaç. Bu saydığımız şeylere eğitim ve sağlığı da ekleyin paketlenip satılamazlar. Satılırlarsa buz gibi çürürsünüz ve insanlığınızı yitirirsiniz. İşte o zaman biri sizi ambalajlayıp pazarladığında itiraz edecek tek bir kelimeniz bile olmayacak. Kadınlara özgürlük meşalesi olarak tutuşturulan sigaranın şimdiye dek kaç milyon kadının hayatına mal olduğunu o sözde çok bilmiş kadın hakları mücadelesi üfürükçüleri versin.

Şimdi söz Oscar Wilde’nin:

“…Hapishanedeki bir çocuğun duyduğu dehşetin sınırları yoktur. Bir keresinde Reading’de vücudumu hareket ettirmek için dışarı çıktığım sırada benim hücremin tam karşısındaki loş bir hücrede, küçük bir erkek çocuğu gördüğümü hatırlıyorum. Aslında yumuşak olan iki gardiyan anlaşılan çocukla biraz sert şekilde konuşuyorlardı; belki de nasıl davranması ile ilgili ona tavsiyelerde bulunuyorlardı. Gardiyanlardan biri çocukla birlikte hücredeydi; diğeri ise dışarıda duruyordu. Çocuğun yüzü korkudan bembeyaz kesilmişti. Gözlerinde kapana kısılmış bir hayvanın sessiz yalvarışı vardı. Ertesi sabah kahvaltı vakti çocuğun ağladığını ve oradan çıkmak için bağırdığını duydum. Anne babasını istiyordu…”*

KAYNAKLAR:
*Oscar Wilde, Şiirler/Tiyatro Oyunları Denemeler; Yayına Hazırlayan: Gülperi Sert. Doğu Batı Yayınları.
Oscar Wilde, Sosyalizm ve İnsan Ruhu. Çev: Fatih Özgüven. Metis Yayınları
Halkweb’de Yayınlanan Yazım: https://halkweb.com.tr/gercegin-donusumu-ideolojinin-zaferi-seks-iscisi-mi-seks-kolesi-mi/

Çağdaş Gökbel
Çağdaş Gökbel
Çağdaş Gökbel, 16Punto.com’un yazarlarındandır. Profesyonel gazeteciliğe 2016 ve 2017 yılında ABC gazetesindeki röportajlarıyla başladı. Sırasıyla: Ohaber, Halkweb ve Toplumsal gazetelerinde çalıştı. İletişim Bilimleri ve Kültür alanı gibi konularda yoğunlaşmaktadır. Lisansüstü eğitimini de bu alanda tamamlamaktadır. Şimdiye dek, bir uluslarası ve bir de yerel iki akademik makale kaleme almıştır. Bu çalışmalar popüler kültür ve algı yönetimi üzerinedir. Araştırmacı, tarihçi yazar Ahmet Karakuş ile birlikte Antalya’da çalışmalarına devam etmektedir.

Türkiye’de Sağ’ın sorunu

Sağ; bireyi kutsal addeden, adaleti kanundan üstün tutan, tek bir inanca değil inançlara saygı gösteren ve kavramların istismarı ya da suistimaline tamah etmeyecek bir hüviyete bürünerek kendine yeniden yön vermeli kendisini yeniden inşa etmelidir.

Kimdir bu Münir Nurettin Selçuk?

Münir Nurettin Selçuk adını duydunuz mu? Bir ortamda 15 kişiye sorduğum bu soruya yarıya yakın kişi “duymadım” veya “bir yerden hatırlıyorum” şeklinde yanıt verdi. 3-4...

AKP yıkılacak

"Bulduğumuz ilk demokratik fırsatta AKP’yi yıkacağız."

Erbil saldırısında hayatını kaybedenlerin sayısı 3’e çıktı

Erbil’de bir Türk diplomatın ve bir Irak vatandaşının hayatını kaybettiği saldırıda yaralanan bir diğer Iraklı vatandaş da kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi.

2019-2020 sezonu fikstürü çekildi! İşte derbi tarihleri

Spor Toto Süper Lig’de 2019-2020 Cemil Usta Sezonu’nun fikstürü belli oldu.

Beyaz Saray’dan resmi açıklama: Türkiye F-35 programından çıkartıldı

ABD, Türkiye’nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini alma kararı nedeniyle F-35 savaş uçakları programındaki ortaklığını askıya alma kararını açıkladı.

Ekonomi Torba yasa Meclis’ten geçti, İhtiyat Akçesi hazineye devredildi

Ekonomi alanında düzenlemeler içeren Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi.

ABD’den Erbil saldırısına kınama

ABD Dışişleri Bakanlığı, Erbil’de bir Türk diplomatın ve bir Irak vatandaşının hayatını kaybettiği saldırının en ağır şekilde kınandığını bildirdi.

Jigolo olmak isteyen genci dolandırdılar

İnternette jigolo reklamına tıklayıp formu dolduran O.Ç.'den, üyeliği aktif etmesi istendi. Aktivasyon için para yollayan O.Ç., dolandırıldığını anlayınca hemen polise başvurdu.

Muğla’da yağmur yağdı, hastane su altında kaldı

Muğla’da etkili olan sağanak yağış nedeniyle Muğla Sıtkı Koçman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde su baskını yaşandı.

Demirtaş’ın tutukluluğuna devam kararı

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın, "terör örgütü yöneticiliği", "terör örgütü propagandası yapmak", "Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası’na muhalefet", "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik", "halkı kanunlara uymamaya tahrik", "suç işlemeye tahrik" ve "suçu ve suçluyu övme" suçlarından yargılanmasına devam edildi.

Galatasaray yeni transferini KAP’a bildirdi

Galatasaray Kulübü, İngiliz takımı Fulham’ın Fildişi Sahilli futbolcusu Jean Michael Seri’yi kiralamak için görüşmelere başlandığını açıkladı.