Memurun zam pazarlığı başladı: İşte sendikaların talepleri

Ankara’da 3 milyon 200 bin memur ile 2 milyona yakın memur emeklisinin 2020 ve 2021 yıllarındaki mali ve sosyal haklarının belirleneceği 5’inci Dönem Toplu Sözleşmesi görüşmeleri başladı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt, “İnanıyorum ki burada; karşılıklı anlayış ve işbirliği içinde, demokratik bir müzakere sürecini birlikte yürüteceğiz” dedi.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk başkanlığında, Bakanlığın Reşat Moralı Salonunda yapılan toplantıya, Kamu İşveren Heyeti temsilcileri ile Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, KESK Genel Sekreteri Ramazan Gürbüz ve hizmet kollarında yetkili sendikaların temsilcileri katıldı.

Toplantının açılışında konuşan Bakan Selçuk, toplu sözleşme görüşmelerinin 3 milyonu aşkın kamu çalışanı ve 2 milyonu aşan kamu çalışanı emeklisi ve ailelerini ilgilendirdiğini belirtti. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçtikten sonra ilk toplu sözleşme görüşmelerini gerçekleştirdiklerine dikkat çeken Bakan Selçuk, “İnanıyorum ki burada; karşılıklı anlayış ve işbirliği içinde, demokratik bir müzakere sürecini birlikte yürüteceğiz. Her şeyden önce bizler, kamu işvereni ve kamu görevlileri olarak taraftan ziyade büyük bir aileyiz. Her zaman olduğu gibi Türkiye için el ele vereceğimize güveniyorum. Bunun için, talepleri ve imkanları bir arada, bütüncül bir bakışla değerlendirerek makul bir sonucu beraberce tesis edeceğiz” dedi.

Bakanlığa yürümek isteyen KESK üyelerine biber gazlı müdahale

 

 

‘BÜTÜNCÜL BİR BAKIŞLA YAKLAŞILMALI’

Bakan Selçuk, kamu personelinin artan mali yüküne rağmen, AK Parti iktidarları döneminde enflasyonun üzerinde maaş artışları sağlayarak kamu çalışanlarının alım gücünü korumaya devam ettiklerini söyledi. 2002 yılında 392 lira olan en düşük devlet memuru aylığının 2019 yılı Temmuz ayı itibariyle 3 bin 723 lirayı bulduğunu belirten Selçuk, şöyle konuştu: “Böylece en düşük memur aylığında nominal düzeyde yüzde 849, enflasyondan arındırılmış şekilde reel yüzde 102 oranında artış sağlamış olduk. Ortalama devlet memuru aylığı ise, 2002 yılında 578 lira iken; 2019 yılı Temmuz ayı itibariyle 4 bin 481 Liraya yükseldi. Burada da nominal düzeyde yüzde 65, enflasyondan arındırılmış şekilde reel yüzde 65 oranında artış gerçekleştirdik.”

Toplu sözleşme görüşmelerinin karşılıklı diyaloğa ve uzlaşma arayışına dayalı dinamik bir süreç olduğuna işaret eden Selçuk, “İşte bugün bu masada başlattığımız 5’inci Dönem Toplu Sözleşme müzakerelerinde de hem kamu görevlilerinin genelini hem de 11 hizmet kolunu ilgilendiren mali ve sosyal hakları konfederasyonlarımız, sendikalarımız ve ilgili kurum ve kuruluşlarımız ile beraber değerlendireceğiz. Bu süreçte tüm tarafların konulara mali ve sosyal haklar çerçevesinden ayrılmadan ülkemizin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda bütüncül bir bakışla yaklaşmalarını çok önemsiyoruz” diye konuştu.

‘800’Ü AŞAN TALEP VAR’

Bakan Selçuk, toplu sözleşme müzakerelerinin yasa gereği Ağustos ayı içinde tamamlanması gerektiğini hatırlatarak, araya 4.5 günlük Kurban Bayramı tatilinin girdiğini, çalışma takvimini bunu da göz önüne alarak belirleyeceklerini kaydetti. Selçuk, şunları söyledi: “Konfederasyonlarımızın ve sendikalarımızın bize sunduğu, kamuoyuyla da paylaşılan 800’ü aşan talep olduğunu görüyoruz. Bu süreci etkin kullanmamız gerekiyor. Bu talepler; yarından itibaren başlayacak çalışma komisyonları tarafından ön değerlendirmeye tabi tutulduktan sonra, 2. masa toplantısında müzakerelerimize devam edeceğiz. Bu süreçte bütün paydaşların görüşlerinden sonuna kadar istifade edeceğimizden hiç kimsenin endişesi olmasın. Memleketimizin birliğini ve dirliğini önceleme konusunda hepimizin ortak hassasiyete sahip olduğuna yürekten inanıyorum.”

‘ÇATIŞMA VE SATAŞMA OLMAMALI’

Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın ise Kamu Görevlileri Sendikaları Heyet Başkanı olarak heyetteki emek örgütleri temsilcilerinin toplu pazarlık masası ve sürecini, örgütsel rekabet sahnesi ya da dekoru olarak görmek ve kullanmak hatasına düşmeyeceğine inandığını söyledi. Yalçın, “Bu masa, emek örgütleri arasında çatışma ve sataşmaya değil, kamu görevlilerinin emeklerinin hakkını almak mücadelesinde paylaşma ve dayanışmaya aparat olmalıdır. İnanıyorum ki öyle de olacaktır. Bu hatırlatmaları yapmaktan maksadım, Kamu İşveren Heyetine masanın bizim tarafında rekabet, sataşma ya da çatışma yaşanır umuduna bel bağlama hatasına düşmemesi uyarısını yapmaktır. Kamu İşveren Heyeti hem kolektif irade olarak hem de tek tek her üyesi bakımından; ne cimri işveren ne de kurnaz tüccar mantalitesiyle sürece katkı sağlama hatasına kesinlikle düşmemelidir” dedi.

KONFEDERASYONLARIN TALEPLERİ

Toplu sözleşme masasında 11 hizmet kolunun tamamıyla yetkili konfederasyon olan Memur-Sen, taban aylığa seyyanen 200 lira, ilk yıl yüzde 8+7, ikinci yıl yüzde 6+6 zam ve birinci yıl yüzde 3, ikinci yıl yüzde 2 refah payı talebinde bulunmuştu.

Türkiye Kamu-Sen ise taban aylığa seyyanen 600 lira, ilk yıl yüzde 10+10, ikinci yıl yüzde 8+8 zam ve her iki yıl için yüzde 3 refah payının yanında, memurlara da bayram ikramiyesi ödenmesini talep etmişti. Pazarlık masasının diğer üyesi KESK, 2020 için toplam yüzde 38 artış, 2021 yılı için de 2020 enflasyonu, artı 3 puan refah payı istemişti.