Mansur Yavaş: Bizim hayali, çılgın projelerimiz yok

Millet ittifakının adayı Mansur Yavaş seçim turlarına devam ederken, Ankaralının şikayetlerini dinliyor, projelerini anlatıyor. Yavaş hem Ankara için yapmak istediklerini hem de Ankaralının kendisinden istediklerin 16punto‘ya anlattı.

“Vatandaş en çok ekonomiden, geçinememekten şikayet ediyor” diyen Yavaş, şeffaf bir belediyelik yapacaklarını bunun için de uluslararası bir denetim firmasına belediyeyi denetleteceklerini söyledi.

ESRA KOÇAK MAYDA
Son yapılan anketlerde rakibiniz Cumhur İttifakı’nın adayı Mehmet Özhaseki’den 5-6 puan önde olduğunuz görülüyor. Peki siz bugüne kadar bir anket yaptırdınız mı, oradaki sonuç nedir?
Biz tek anket yaptırdık. Bu anketi de ‘nereye oy vereceksi’nden daha çok sorunları tespit ve insanların oy kullanma davranış biçim ve nedenlerine baktık. Burada da vatandaşa nereye oy kullanacağı soruldu elbette. Bu ankette de 4.4 önde çıktık. Bize gelen anketlerin de kiminde 4 puan, kiminde 6 puan, kiminde de 10 puan öndeyiz.

Bu anket sonuçları AKP’nin adayını değiştirebilir mi sizce? Ankara kulislerinde bu iddialar konuşuluyor.
Benim dışımdaki konular bunlar. Ben adaylığımı ilan ettikten sonra seçimi kazanmak için elimden geleni yapacağım ve kazanacağım da . Bu nedenle rakibin kim olduğunun bu saatten sonra hiç bir önemi yok. Biz de sizin gibi duyuyoruz yalnızca.

EN BÜYÜK SORUN EKONOMİ

Adaylığınız açıklandığı günden bu yana Ankara’yı karış karış geziyorsunuz. Esnaflarla, şoförlerle, öğrencilerle, kadınlarla, işçilerle konuşuyorsunuz. Ankaralının en çok şikayet ettiği konular nedir?
Belediye hizmetleri açısından ulaşım sıkıntısı var. Ama vatandaş en çok ekonomiden, geçinememekten şikayet ediyor. Dolayısıyla Ankara’da metro, tramvay gibi raylı sistem sıkıntısı çok ama vatandaşın bunlara dolmuşa, taksiye binebilmesi için ekonomik durumun iyi olması lazım. Yaptığımız anketlerde en büyük sorun ekonomik sorun ikinci olarak da işsizlik olarak söylenmiş.

ÇANKAYA BELEDİYESİNİN AOÇ PLANINI DESTEKLEYECEĞİZ

Sizin Ankara’ya dair ulaşım, yeşil alan, oyun parkları, şehir planlaması gibi konularda ne gibi projeleriniz var?

Biz ulaşımda yaklaşık 5 yıl içerisinde 58.8 km metro yapmayı planlıyoruz. Bunu diğer raylı sistemler havdan raylı sistemlerle desteklemeyi düşünüyoruz. 32 km bisiklet yolunu ilk aşamada yapacağız. Bunun yanında yeşil alan konusunda, bazı belediyelerin yaptığı rekreasyon alanlarının tamamının dolu olduğunu görüyoruz. Bu bize daha fazlasını daha fazlasını yapmak gerektiğini gösteriyor. Kent ormanları gibi insanların içerisinde rahat gezebilecekleri, betonun hiç olmadığı çocukların gönül rahatlığıyla oyunlar oynadığı, piknik yaptığı alanları çoğaltacağız. Bunun için MTA’nın yanında Uğur Mumcu Parkı’nı Malazgirt Bulvarı ile de birleştirip yeşillendirmeyi planlıyoruz. Ama şehrin ortasında hiç böyle alanlar kalmadı. Nereye bir park yapsanız tıklım tıklım doluyor. Halkın büyük ihtiyacı var. Bundan sonra daha geniş alanları ağaçlandırıp halkın hizmetine sunacağız. Bu konuda tam yerini bilmiyorum ama Çankaya Belediyesi’nin 650 dönümlük bir yeri yeni bir AOÇ yapma planı var bunu da destekleyeceğiz.

Şehir planlaması demişken Ankara’nın en büyük sorunlarından birisi de engelli dostu bir şehir olmaması. Siz bu konuda neler yapacaksınız, şehri nasıl engelli vatandaşlarımıza uygun olarak düzenleyeceksiniz?
Engelliler büyük ölçüde artık devlet tarafından önemseniyor, yardımlar yapılıyor. Çeşitli hizmetler alıyorlar ama istedikleri standarda ulaşmış değil. Evinden çıkamayan engellileri haftanın belirli günleri ya da randevulu bir biçimde gezdirmek istiyoruz. Zaman içerisinde engelli vatandaşlarımızın devlet dairelerindeki işlerini kendilerinin göreceği şekilde araçla götürüp, kendilerine yaptırmak istiyoruz. Avrupa’ya baktığınızda engellilerin hayatın tamamının içinde olduğunu görüyoruz. Fakat bizim engelli vatandaşımız hala hayatın içerisinde değil onları hayatın içine katmak lazım her yönü ile. Bu nedenle park, bahçe insanların toplu kullandığı alanların hepsinin engelliye uygun düzenlenmesi lazım. Bazen görüyoruz, güya engelli yolu yapmışlar merdivenlerin yanına ama o kadar dik ki, oradan normal insan inse düşüp sakatlanır. Yine otobüslerin birçoğunda engelliler için yapılan mekanizmalar düzgün çalışmıyor. Başkalarının yardımı ile inip çıkıyorlar. Bu konuda kimseye ihtiyaç hissetmeden hayatın içinde olacak şekilde bütün tedbirlerin alınması gerekir. Sanata erişmek konusunda, tiyatro sinema salonlarının mimari olarak düzenlenmesi gerekir. Ruhsat verirken bu konuya dikkat edeceğiz.

Engellilere ilişkin tasarımları ruhsat alırken yapacaksınız birincisi bu. İkincisi de belediyenin kendi yaptığı park, bahçe, üst geçit, merdiven, yol gibi yerlerdeki düzenlemeleri engellilere uygun şekilde yapmanız gerekiyor. Görüyorsunuz engeliler için yapılan yollardaki sarı plakaların birçoğu bugün bozulmuş durumda. Bunları daha kalıcı bir biçimde yapmak lazım.

“ULUSLARARASI BİR DENETİM FİRMASINA KENDİMİZ DENETLETECEĞİZ”

Röportajlarınızda, demeçlerinizde şeffaf belediyecilikten, açık yönetimden bahsediyorsunuz, bunu biraz açabilir miyiz Mansur Yavaş seçilirse nasıl bir şeffaf belediyecilik yapacak?
belediye ödediği her kuruşun hesabını vermelidir. Bu hesap vermenin de çeşitli yolları var. Sorduğunuz zaman herkes biz hesabımızı veririz diyor ama kimsenin hesap verdiği yok, Sayıştay denetimleri artık açıklanmıyor. Biz yasa gereği iç denetim elemanı çalıştırmak zorundayız ama yanımızda çalışan eleman ne kadar düzgün denetler bilemem. Bu nedenle uluslararası bir denetim firmasına kendimizi denetletmek istiyoruz. Çünkü Büyükşehir Belediyesinin çok büyük harcamaları var ve Sayıştay eski dönemlerde verdiği raporlarda belediyenin borcunun bile hesaplanmadığından bahsediyordu. Dolayısıyla biz bu denetimi yaptıracağız.

Ayrıca biz bundan sonra belediyeye ödenen tüm makbuzların arkasına vatandaşın ödediği paranın yüzde kaçının hangi hizmete ödendiğini yazacağız. İtibar için araba falan alınmayacak, vatandaş ödediği paranın nerelere harcandığını görecek. Dolayısıyla buna göre bir not verecek, sağlığa, asfalta, yola, eğitime, gençlere, sosyal yardımlara vs. ne kadar para ayrıldığını görecekler.

Şeffaflıktan bahsetmişken başkan olduğunuzda Melih Gökçek dönemine dair bir inceleme yaptırmayı düşünüyor musunuz? Hafriyat ihalesi ya da Ankapark gibi işlerde olduğu gibi.
İş başına gelelim ondan sonrasına bakacağız. Hesapları kitapları bir görelim ondan sonra konuşalım.

BİZİM HAYALİ, ÇILGIN PROJELERİMİZ YOK

Gökçek demişken, kendisi “benim en büyük hayalim Ankapark’tı” demişti. Sizin Ankara için böyle bir hayaliniz var mı?
Hayalimiz öncelikle insanları mutlu etmek ve bunun da çeşitli yolları var. Birincisi katılımcı, şeffaf, hesap verebilir bir belediyecilik yapmak. Bunun yanı sıra insanlara temiz hava solutmak, musluktan temiz su içirmek, kolay ve konforlu bir ulaşım sağlamak belediyelerin asli görevi. Son olarak da yeşil alanları arttırmak. Ama bunların hepsinden önemlisi insanların ekonomisini düzeltmek için projeler üretmek gerekiyor. Bu nedenle fuar alanını bir an evvel bitirmek istiyoruz. Organize sanayilere büyük yardımlar yapıp, oralara ulaşımı kolaylaştırıp, işçilerin oralarda daha rahat çalışması için teşvik edici tedbirler almak gibi projelerimiz var. Dolayısıyla insanların ekonomisi düzelip, işsizlik azalırsa mutluluk artar. Geri kalanını da belediye çalışmalarıyla mutluluğu arttırmayı amaçlıyoruz. Bizim hayali, çılgın projelerimiz falan yok, öncelikle kendi işimizi yapacağız.

Ankapark ne olacak peki?
Ankapark, kiraya verildi şuanda. Polemik yaratmak istemem ama 2 buçuk milyar lira para harcandı oraya. O para, Ankaralının parası. Bu kadar para harcayarak yaptığınız bir yeri yıllık 30 milyona kiraya verip, hiçbir teminat almadan nasıl yapacaksınız bu işi? Keşke çalışsaydı da biz hatalı çıksaydık. En fazla oyuncak bizde deniyor ancak o oyuncakların başına 4-5 görevli koymak zorundasınız. Diğer taraftan trafik olacak. Bu tarz projelerin şehir dışına yapılması gerek. Biz yapılan şeyleri yıkmayı düşünmüyoruz. En azından var olan haliyle nasıl değerlendirileceğine hep birlikte bakacağız.”

YAVAŞ’TAN “ANADOLU KÜLTÜR BAHÇESİ” PROJESİ

Ankara’yı bir marka şehir haline getireceğim demiştiniz. Nasıl yapacaksınız bunu?
Bunu uluslararası çalışmalarla, faaliyetlerle yaparsınız. Ankara’dan yurt dışına yılda 11 bin sefer var. 280 bin İstanbul’dan uçuş var. Ankara’da 25 yıldır hiçbir spor müsabakası yok, uluslararası karşılaşmalar yok. Dolayısıyla uluslararası faaliyetlerin yapıldığı etkinlikler olmak zorunda. Ayrıca bizim turizm projelerimizin içerisinde 81 ilin Anadolu Kültür projesi var. 81 ilin bütün özelliklerini, somut ve somut olmayan kültür mirasını ortaya çıkarıp, dünyada bunları görmek, tanımak isteyen insanların Ankara’da bunları görmelerini sağlamak istiyoruz. Daha sonra turistlerin bunları yerinde görüp tatması için 81 ilin küçük bir demosunu Ankara’ya kurmak istiyoruz.

Ayrıca insanlar kültürlerini yaşatmak, çocuklarına,torunlarına miras bırakmak için köy, hemşehri dernekleri kurmuşlar. İşte bu 81 ilin kültür mirasını Anadolu Kültür bahçesinde bizzat yaşayacaklar. İnsanlar da orayı görmeye gidecek, para harcayacak. Kadınlarımız el emeklerini orada sergileyecekler.

“31 MART’TA 2-3 SAAT İÇERİSİNDE SONUCU HERKESLE PAYLAŞACAĞIZ”
Anketler sizi önde gösteriyor ama önemli olan sandıktan ne çıkacağı elbette. Bu nedenle sandık güvenliği çok önemli. Sizin bu konuda bir çalışmanız olacak mı, bir ekibiniz var mı?
CHP ve İYİ Parti üyelerinin olduğu ve ayrıca hiçbir partiye üye olmayan gönüllülerin olduğu 3-4 bin kişilik bir ekibimiz var. Onlarla birlikte 2-3 saat içerisinde sonuç alacak uygulamamız şu anda hazır. Denemelerine başladık şimdi, ani bir durum olursa çalışıp çalışmayacağı konusunda. İnşallah 31 Mart’ta 2-3 saat içerisinde sonucu herkesle paylaşacağız.

Ankaragücü taraftarı birçok yerde yolunuzu kesip sizden stat istiyor. Buradan onlara bu sözü veriyor musunuz?
E tabi ki. Ancak bu stadı hükümet yapıyor zaten, ihalesini de hazırladı. Sanıyorum Spor Bakanlığı bunun ihalesini yapacak. Yapmazsa düşünürüz.

ANKARA’DA SULU TARIM ALANLARI YAPACAĞIZ

Hükümetin ekonomiyi canlandırmak için kurduğu Tanzim Satış Noktaları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Benim bu konuda güzel bir projem var. Kızılırmak’tan gelen suyla Gölbaşı ve Bala arasında 1000 kilometre karelik bir alanı sulamak. Burada sulu tarım yaptırmak. Zaten Ankara’nın civarında zaten sulu tarım yapılıyor hem onları destekleyeceğiz hem de yeni sulu tarım alanları yapacağız. Bu şekilde hem çiftçimiz kazanacak hem de Ankaralı ucuz meyve ve sebzeye ulaşabilecek. Ayrıca Ankara’nın civarında az çok üretim var. Buralarda mutlaka sözleşmeli üreticilik yaptıracağız. Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin en az yüzde 10 civarında kırsal kalkınmaya para ayırması gerekiyor. Şimdiye kadar bu yapılmadığı gibi yurt dışında ve yurdun çeşitli yerlerinden bitki, çiçek ve ağaç getirildi. Bundan sonra bu uygulamayı sona erdireceği. Sadece Ankara’nın civarındaki çiftçileri bu işe özendirerek sözleşmeli üreticilik yapmak sureti ile tarımı ve aynı zamanda hayvancılığı canlandıracağız. Bunların hepsi 1 senede olacak işler.

Piyasayı ucuzlattığınızda tanzim satış bürolarına gerek kalmayacak zaten.