Hastalıklara karşı patatesin DNA’sı inceleniyor

Niğde Patates Araştırma Enstitüsü, yerli ve milli patates tohum ıslahı çalışmaları kapsamında yüksek verimli sanayi ve yemeklik çeşitlerin yanı sıra hastalıklara dayanıklı çeşitler üzerinde de araştırmalar sürdürüyor. Enstitü Müdürü Uğur Pırlak, patatesin DNA’sının incelenerek yapılan çalışmalarda birçok hastalığa dayanıklı yerli ve milli patates çeşitlerini ülke tarımına kazandırmayı hedeflediklerini söyledi.

Ülkedeki üretim sistene giren yerli ve milli patates çeşidinin olmamasının büyük bir sıkıntı olduğunu kaydeden Müdürü Pırlak, “Bu noktada enstitümüz devreye girerek yaptığı ıslah çalışmalar neticesinde 2019 yılı itibariyle 10 yerli ve milli patates çeşidini ülke tarımına kazandırdık. Akabinde 2 çeşidimiz ise hali hazırda tescil aşamasındadır. Biz sadece yemeklik ve sanayilik patates çeşidi geliştirmekle kalmıyoruz aynı zamanda hastalıklara dayanıklı çeşitleri de geliştirmeye çalışıyoruz. Patatesin DNA’sını inleyerek yaptığımız çalışmalarla birlikte birçok hastalığa dayanıklı yerli ve milli patates çeşitlerimizi ülke tarımına kazandırmayı hedefliyoruz. Bu bağlamda ilk etapta patates ‘siğil’ hastalığına karşı 2 yerli ve milli çeşidimi geliştirdik. İleride tescile sunacağız. Bunun yanında patatesin en önemli ana hastalıklarından olan ‘patates mildiyösü’ patates Y virüsü, X virüsü ve patates yaprak kıvırcıklığı virüslerine karşı da hali hazırda DNA düzeyinde çalışarak üreticilerimizin bu hastalıklara dayanıklı çeşitlerimizin buluşmasını sağlamak için elimizden geleni yapıyoruz” dedi.

PATATESİN GEN KAYNAĞI GÜNEY AMERİKA

Enstitü Islah Genetik Bölüm Başkanı Levent Abdullah Ünlenen de patatesin gen kaynağının Güney Amerika olduğunu ifade etti. Ünlenen, ıslah çalışmalarında Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Türkiye’de de aynı metot ve yöntem uygulandığını belirterek, “Bugün Avrupa ülkelerinde geliştirilerek ülkemize gelen çeşitlerle geliştirme aşamasında uygulanan ıslah aşamasında uygulanan metotlar neyse biz de aynı metotları uyguluyoruz. Biz 2005-2006 yıllarında ıslah çalışmalarına başladığımızda bölge çiftçilerimizin önemli sorunlarına eğildik. Öncelikli problemimiz ilk aşamada yüksek verimli çeşitler elde etmekti. Zaman içerisinde hsatalıklar gördük. Bu hastalıklardan korunmak için çiftçilerimiz mücadele yapmaktaydılar. Büyük oranda tarım ilaçları kullanmaktaydılar. Biz ıslah çalışmalarımızı belli bir tarihten sonra son 5 yıldır markör yardımıyla seleksiyon aşamasına geçirdik. Bugün Avrupa ülkelerinin çoğunda bile bu çalışmalar yapılmamaktadır. Biz daha kısa sürede bu çalışmalara adapte olduk ve elimizde çok sayıda genotip bulunmaktadır. Bu gen kaynakları da ayrıca korunmaktadır” diye konuştu.

ISLAH YÖNTEMİYLE MELEZLENİYOR

Ünlenen, yüksek verimli çeşitlerin yanında özellikle tohumluk üretiminde hastalıkların önlenmesine yönelik çalışma yaptıklarına işaret ederek, şöyle konuştu:

“Patatesin gen kaynaklarından dayanıklı olan çeşitlerle bölge çiftçilerimizin kabul ettiği yüksek verimli çeşitler ıslah yöntemiyle melezlenmektedir. Daha sona bunların hastalıklara karşı dayanıklı olanları moleküler markörler yöntemiyle seçilmektedir. Şu an enstitüde yapılan çalışmalar sonucunda özellikle Y virüsüne dayanıklı yeni çeşitler elde edilmiştir. Nematod hastalıklarına dayanıklı yerli ve milli çeşitler geliştirme çalışmaları da sürüyor. Önümüzdeki yıllarda bu çalışmalar hız kazanarak pek çok hastalığa karşı ilaç kullanmadan yerli çeşitleri geliştirerek çiftçilerin hizmetine sunacağız.”