Genel seçimler ve 2023

Önümüzde üç yıllık süre varken, genel seçim olasılığı bu denli konuşuluyor ve tartışmaları gündem oluyorsa, ortada iktidar açısından iyi gitmeyen bir şeyler var demektir.

Muhalefetin; AKP’de uzun yıllar üst düzeyde görev almış, ekonomi ve dış politikada öenmli sorumluluklar üstlenmiş, Babacan ve Davutoğlu tarafından ayrı ayrı partileşme girişimleriyle genişlemesi, önümüzdeki dönemde siyasal iklimin ısınacağını gösteriyor.

Kuşkusuz CHP, İYİ Parti ve SAADET’in oluşturdukları Millet İttifakına kurulacak bu yeni iki partinin de  dolaylı olarak katılmaları olasılığı, AKP ile MHP ortaklığının siyasal geleceğini etkileyecek önemli bir gelişmedir.

Son günlerde 2002 seçimlerinde beklenmeyen ölçülerde başarılı olan Cem Uzan’ın, siyasete dönüşünün gündeme gelişi, AKP’nin tek adama dayalı iktidar modeli açısından zor günlerin başladığına işaret ediyor.

Ancak Uzan’ın son çıkışını diğer oluşumlarla karıştırmamak en azından şimdilik daha doğru. Geçmişte yaklaşık % 7 oy ile DYP’yi baraj sınırında bırakarak, AKP’nin  aldığı % 34,4 oya karşılık Mecliste yaklaşık % 65  oranında sandalye kazanmasına hizmet eden Uzan’ın son günlerdeki  çıkışlarına ihtiyatlı bakılmasını zorunlu haline getiriyor.

Sisteminin ağırlıklı olarak uluslararası sermayenin eline geçmesine yol açan, bankalarındaki akılalmaz uygulamalarıyla, kamuoyu oluşmasında inkar edilmez katkıları bulunan bir ailenin, en tanınmış üyesi Cem Uzan’ın muhalefetine, AKP’den ayrılan Babacan ve sonradan CHP’ye geçen, Abdüllatif Şener’e “hırsızlık” suçlamasıyla başlaması ilginç değil mi?

Uzan’ın 2002 yılında AKP’yi tek başına iktidara getiren süreçte, pek üzerinde durulmayan bu etkisinin, son dönemde yeniden siyaset gündemine yerleşmesi –biraz düşününce– bir yerlerden icazet alınmaksızın gerçekleştiği izlenimini uyandırmıyor.

Ekonomik uygulamalarıyla yoksulluğu arttıran, bu yüzden toplu intiharlara neden olan, ayakta kalabilmek için dış politikadaki bütün kararlarının yanlışlığı sürekli tartışılan bir iktidara karşı çıkmak yerine, muhaliflerine yüklenmenin başka bir açıklaması var mıdır?

Uzan’ın çıkışları AKP’ye belki bir süre gündemi yönetme şansı verebilir ama kalıcı başarı getiremez. Özellikle NATO’da veto hakkının kullanılmasının ardından, Almanya-Fransa ikilisinin Türkiye’ye karşı nasıl tavır alacaklarını, S-400 alımının ABD ‘deki yansımalarını ve olası bir ambargoyu da akıldan çıkarmamak gerekiyor.

Muhalefet özellikle son yerel seçimlerin ardından, kamuoyunda iyice zayıflayan AKP’nin, eski gücüne kavuşmak amacıyla geliştireceği stratejiyi kesinlikle alışılageldik yöntemler dışında oluşturacağı olasılığını göz ardı etmemelidir.

AKP son dönemde tabanını elde tutmaya ağırlık verirken, Parlamento aritmetiğini değiştirebilecek her ihtimali de gözönünde bulunduran, siyasal taktiklere başvurmaktan çekinmeyecektir. 

Bir yandan laiklik karşıtı söylemlerle ülkenin din, daha açık söylersek, İslam Devleti eliyle yönetilebileceği vurgularıyla CHP’yi farklı bir alana çekme çabalarını sürdürürken, öte yandan Kanal İstanbul Projesini bir gerilime dönüştürme ısrarı, hızla azalan seçmen desteğini elde tutmaya yetmeyeceğe benziyor.