• Genç avukatlara ne diyelim?
    13 Kasım 2019

    Son günlerde ortaya çıkan baro tartışmaları beni öğrencilik yıllarıma götürdü.

    Malum, bazı barolar genel kurul istiyor, TBB, genel kurul yapmayalım diyor. Bir taraf kanuna dayanıyorum diyor diğeri böyle bir yol açamayız diye bir gerekçe ile karşı argüman getiriyor. Öğrenciliğimi neden hatırladım derseniz şaşkınlıktan diyelim.

    Hukuk fakültesinde öğrencilere Hukuk Felsefesi adlı bir ders öğretirler, hukuk ne demektir, hangi evrelerden geçerek bu ihtiyaç doğmuştur gibi konuları işler. Bu dersin pratik hayatınıza bir katkısı olmadığını düşünürsünüz ama zamanla farkına varırsınız neden hukukun felsefesini anlamak gerektiğini. Mantığı oturmayan hiçbir konuda nosyon gelişmez zira, bunu anladığınızda hukukçu olmaya doğru adım atarsınız. 

    Hemen hemen her alanda temel olan bu kural, mesele “hukuk” olunca daha da önemli hale gelir zira alanınız soyuttur, tartışmalıdır. İlkeleri özümsemezseniz sadece ezberlersiniz oysa hukuk yorumlama işidir, yorumlamak anlam kazandırır kanun metinlerine. 

    Basit bir kanun maddesini bile yorumlarken önce karar vermek gerekir, hangi yöntemle yorumlayalım; amacını mı yoksa lafzını mı uygulayalım, öyle ki sırf bu konuda bile yüzlerce kitap yazılmıştır, sırf yorum yöntemi doğru olabilsin diye. 

    İşte benim şaşkınlığım, bu yorum meselesinden;

    Günlerdir tartışılan konunun özü kanunun bir maddesi, Avukatlık Kanunu 115/2’de “Birlik Yönetim Kurulu en az on baronun yönetim kurulları yazı ile isterse Genel Kurulu olağanüstü toplanmaya çağırır” denilmektedir. 

    Şimdi yukarıda bahsettiğim yorum meselesine bakarsak; amacına göre incelesek, bu gibi bir durumda artık genel kurula getirilecek derecede önemli bir başvuru vardır ve genel kurulun toplantıya çağırılabilmesini sağlamak metnin amacıdır diyeceğiz. 

    Lafzına bakalım dersek “çağırır” demiş zaten, ne inisiyatif bırakmış ne başka şart koymuş, tabiri caizse çocuğa anlatır gibi net yazmış “Çağırır” diye, emretmiş Yönetim Kurulu’na açıkça. Böyle olunca da neresinden bakarsanız bakın sonuç aynı. 

    Bu konuda TBB ne yaptı, genel kurul çağırmadı. Gerekçe; seçimli genel kurul başka bir konu, dört yılda bir seçim yapılır, seçim şartları da bellidir vs. İ

    şte benim buna vereceğim tepki şaşkınlık. Bir meslek örgütleri birliği, avukatların sayıca yüzde yetmişini oluşturan avukatları temsil eden baroların talebini bu gerekçeyle reddetti. 

    Kanunda genel kurulun bir yetkisi de “genel kurul tarihini belirlemek”. Bu durumda olağanüstü genel kurul seçimli istenmese ve toplansa, genel kurulda delegenin çoğunluğu tarafından yakın bir tarihe seçimli genel kurul kararı alınsa ne denilecek? Gündemde yok vs vs. 

    Bunlara hukuken bakmaya gerek yok, karşılığı hepimizin ortak dilinde var “bahane”. 

    Aslında konu basit, avukatların yeşil pasaport almasını başarı sayan TBB Başkanı ile aynı düşünmüyor baroların çoğu, TBB’nin konumu gereği siyasi iktidarla bu şekilde yakınlaşmasının(!) TBB’den beklenen fonksiyonu etkileyeceğini düşünüyor. 

    Gerekçeleri yanlış ise genel kurulda ikna edersiniz delegeleri, olur biter. Ancak hukuk fakültesinde sınav kağıdına yazsanız akıl sağlığınızdan şüphe edilecek zorlama gerekçelerle karar alırsanız birçok avukatı şaşırtırsınız maalesef. 

    Avukatların meslek sorunları var, yargının bağımsızlık sorunu var, kanunların uygulanma sorunu var bu ülkede. Bir avukat korumalar tarafından dayak yedi, yeşil pasaportu olsa daha mı az acıyacaktı canı? 

    2019 senesinde duruşmalarda ayağa kalkmadığı için tartışıyor avukatlar, yargı reformu çözdü mü bu sorunları? 

    Genç meslektaşlarımızın hali ortada, metrobüsle gittikleri adliyelerde icra müdürlerine avukat olarak talep açarken karşılaştıkları muameleye rağmen bu mesleğin ilkelerini çiğnetmeyen pırıl pırıl bu insanlara genel kurul çağırmaktan korkan bir birlik yönetimi olduğunuzu nasıl anlatacaksınız? 

    Sizler bu kararı bu gerekçe ile alırken staj eğitim merkezlerinde hukukun üstünlüğünü nasıl anlatacağız yeni meslektaşlarımıza? 

    Kelli felli baro başkanları açıklamalar yapıp, sizler bu kadar komik duruma düşerken hangi müvekkil ciddiye alacak avukatını? 

    Tüm bu sorulara mümkünse cübbeniz karşınızda kendi kendinize kaldığınızda cevap vermeniz sanırım hepimiz için en sağlıklısı.  

    Sayın TBB Yönetim Kurulu’nda bulunan meslektaşlarımızın yapması gereken seçimli olmasa da genel kurulu çağırmak ve tartışmaları sonlandırmaktır. 

    TBB Yönetim Kurulu’na bir meslektaş olarak tavsiyem; hukukta bu kadar kıyamet alameti gördüğümüz bu günlerde sur üflemeye çalışanlardan olmayın ve unutmayın; “Avukatların efendileri olmaz” ne efendiniz olsun ne de avukatlara efendilik yapmaya kalkın. 

    Bizde hiç olmazsa genç avukatlara diyebilecek iki kelam bulalım.