• Gelecek Partisi YSK’nın ‘seçime girebilecek partiler’ listesinde yok
    17 Ocak 2020

    Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi YSK’nın ‘seçime girebilecek’ listesinde yer almadı.

    Yüksek Seçim Kurulu bir açıklama yaparak olası bir seçim durumunda seçime katılacak olan partilerin bir listesini açıkladı.

    Ahmet Davutoğlu’nun yeni kurduğu Gelecek Partisi ise şartları sağlamadığı için listede yer almadı.

    YSK, geçtiğimiz aylarda kurulan Yeniden Refah Partisi’ni yeterli sayıda il ve ilçe teşkilatlarına sahip olduğu için seçime girmeye hak verirken, Ahmet Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi ise gerekli şartları henüz taşımadığına karar verdi.

    İl ve İlçe seçim kurullarında birer adet temsilci bulunduran siyasi partiler 298 sayılı kanunun 17’inci maddesinde belirtilmişti. 14. maddenin 4. fıkrası gereğince YSK tarafından tespit ve ilan edilen siyasi partiler, söz konusu maddede öngörülen il ve ilçe seçim kurullarında birer temsilci bulundurma haklarına sahip olabiliyorlar.

    YSK Başkanı ve Erdoğan görüşmüştü

    Öte yandan geçtiğimiz günlerde YSK Başkanı Sadi Güven ile AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmüştü. Yapılan görüşme gündem olmuştu.

    Yüksek Seçim Kurulu’nun olası bir seçimde, seçime girecek olan partiler ise şunlar:

    1- Adalet ve Kalkınma Partisi,

    2- Anavatan Partisi

    3- Bağımsız Türkiye Partisi

    4- Büyük Birlik Partisi

    5- Cumhuriyet Halk Partisi

    6- Demokrat Parti,

    7- Demokratik Sol Parti

    8- Halkların Demokratik Partisi

    9- Hür Dava Partisi

    10- İYİ Parti

    11- Milliyetçi Hareket Partisi

    12- Saadet Partisi

    13- Türkiye Komünist Partisi

    14- Vatan Partisi

    15- Yeniden Refah Partisi

    19 Aralık’ta partisinin kurucular kurulu toplantısının ardından konuşan Davutoğlu, şunları söylemişti:

    “Gerek şahsiyetime gerekse temsil ettiğim arkadaşlarıma yönelik ağır suçlama olunca cevap vermek hakkımızdır. Sayın cumhurbaşkanı düşen bir yaprak dökmüş, biz doğan baharı görürüz. Cumhurbaşkanlığımız’ın yaptığı atfa gelince o konuşmayı milletimiz çok iyi hatırlamaktadır. Bir kriz yaşanmasın, bütün acımı yüreğime gömerek o konuşmayı yaptım. Türkiye’de cumhurbaşkanlığı ve başbakanlık arasında bir çatışma doğmasın diye yaptım. Cumhurbaşkanı benim kadim dostumdur bu hukuk bozulmasın diye yaptım. Aramızdaki mutabakatın gereği bunu yaptım. Cumhurbaşkanı elini vicdanına koysun 3.5 yıl bu mütabakata sağdık kalmak adına her türlü hakarete trol çetelerinin saldırılarına sabırla tahammül ettim. Konferanslarım engellendi. Üç buçuk yıl hayatı düşünce üretmekle geçen bir insana üniversiteler kapandı. Bırakın mülakat yapmayı adımızı anan basın örgütleri tehdit edildi. Bütün bunları sineye çekip siyasi hayata geri dönmez cumhurbaşkanına herhangi bir şey söylemek sözünü ettiğim şeyi takip ederdim ama 3,5 yıl sonra Türkiye’nin getirildiği yer, nepotizmin, her türlü yolsuzluk, şatafatın yaygın olduğu, millet ekonomik krizden ıstırap çekerken bunu görmeyen bir anlayışın yerleştiği yerde olmaz. Her gün kapıma insanlar gelip size oy vermiştik neden bıraktınız ülke neden bu halde diye sorduklarında benim sözüm olmadı. Eğer bu kötü gidişatla ilgili yaptığım manifesto sonrasında oturup konuşma imkânı olsaydı yine susabilirdik.”