• Freelance gazetecilik: ‘Pijamalı’ ama güvencesiz…
    07 Ekim 2019

    Bağdaş Çetin

    Kimileri için freelance çalışma kulağa “İstediğim saatte ve yerde çalışma özgürlüğüne sahibim”, “Pijamamla çalışıyorum…” çağrışımlarını getiriyor ancak asıl soru; serbest çalışma yalnızca bir tercih mi, serbest çalışmak güvenceli mi?

    ABD’nin California eyaletinde serbest (freelance) gazetecilikle ilgili tasarının yasalaşmasıyla bir kez daha sorulması ve yanıtlanması gerekti.

    California’da yasalaşan tasarıya göre yayıncılar, serbest gazetecilerden yılda en fazla 35 içerik isteyebilecek. Daha çok içerik isteyen yayıncılar ise bu gazetecileri kadroya almak zorunda kalacak.

    İlk bakışta ‘kadro’ zorunluluğu kulağa hoş gelse de kaç işveren 35’ten fazla içerik isteyerek dışarıdan çalıştırdığı gazetecileri kadroya almak ister?

    Yasanın uygulanmasıyla ortaya çıkacak olan işleyişin serbest çalışan gazetecilerin çalışma hayatını nasıl etkileyeceği merak ediliyor.

    İşverenlerin 35 içerik kısıtına yakalanmamak için daha çok sayıda serbest çalışan ile iş yapması ihtimali artarken, mevcut çalışanların geçim koşullarının olumsuz etkilenebileceği ise açıkça tahmin edilebiliyor.

    California İşçi Federasyonu İletişim Direktörü Steve Smith şunları söylüyor:

    “Gazetecilerle ve gazetecileri temsil eden örgütlerle bu konuyu çok tartıştık. Bir yerde çizgiyi çekmeniz gerekiyor. Toptan bir istisna getirseydik, bir gazete veya dergi de çıkıp ‘O zaman tüm kadrolu çalışanlarımı kovuyorum, artık hepsi freelancer’ deseydi ne olacaktı?”

    Peki Türkiye’de serbest çalışan gazetecilerin sorunları ve önündeki engeller neler?

    ABD’nin California eyaletinde serbest çalışan gazetecilerin yılda 35’ten fazla içerik üretmeleri durumunda kadroya alınmalarını zorunlu hale getiren yasayı DİSK Basın İş Yönetim Kurulu’ndan Tolga Balcı ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş ile konuştuk.

    DİSK Basın İş YK üyesi Balcı, her ne kadar olumlu görünse de muğlaklık olduğunu belirtirken medya şirketlerinin serbest çalışan gazetecilerle ilişkisini kesmeye başladığını ve bu yaşananlar sonucunda serbest gazeteciliğin ABD’de “yasaklanabileceği” yorumlarının yapıldığını söyledi.

    DİSK Basın-İş’in aslında serbest gazeteciliğin yapılmaması taraftarı olmadığını söyleyen Balcı, istediklerini şöyle sıralıyor; sendikal güvencelerinin olması, telif haklarını elde etmeleri ve sosyal güvencelerinin sağlanması…

    TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş da bir medya kuruluşunun serbest bir gazeteciden düzenli olarak içerik istemesi halinde onu kadroya alması gerektiğinin altını çizdi.

    “Medya kuruluşu için serbest gazetecilerden iş isteme bir istisna olmalıdır” diyen Durmuş şöyle devam etti:

    “Burada 35 sayısına takılmamak lazım. Her ülke kendi düzenlemesini yapabilir. Yeni ekonomideki yeni zorluklara ancak bu gibi yeni yaklaşımlarla çözüm aranabilir.”

    Serbest çalışan gazetecilerin yaşadıkları sorunlara ve çalışmalarına ilişkin de görüşlerine paylaşan sendika temsilcileri şunları söyledi:

    DİSK Basın-İş YK üyesi Tolga Balcı:

    “Türkiye’de serbest gazetecilik ‘pijamalı çalışıyorlar, müdürleri ve patronları yok mesai saatleri yok’ olarak görülse de durum iç açıcı değil.

    Türkiye’de freelance çalışma güvencesiz çalışma ile karakterize oluyor.

    “Birçok medya ya telif vermiyor ya da mobing uyguluyor”

    Yapılan işin ödemesini ne zaman alacakları belirsiz. Birçok medya kuruluşu ya telif vermiyor ya da verene kadar gazeteciye haberi kendi ‘yayın çizgisine’ uygun hale sokması için mobing uyguluyor.

    Bu işin en zor kısmı ise kuruluşlarla gazetecilerin yaptığı telif anlaşmaları; tekstil atölyelerinde sıkça dillendirilen tabirle parça başı yapılıyor bu anlaşmalar.

    “İşin sürekliliğinin olmaması gelecek kaygısı getiriyor”

    Bu durum yapılan işin sürekliliğinin olmamasını ve gelecek kaygısını beraberinde getiriyor.

    Türkiye’de gazetecilik yapan herkes açılan davaların bir sonucu olarak ortalama bir hukuk bilgisine sahip artık.

    “Türkiye gazeteciler için hapishane haline getirildi”

    Peş peşe açılan davalar ve cezalandırmalar Türkiye’yi gazeteciler için kocaman bir hapishane haline getirdi. Bu durum tabi ki serbest gazetecileri de etkiliyor.

    “DİSK Basın İş olarak freelance çalışanların hakları için iş sözleşmesi hazırladık”

    Kurumla bağlarının olmaması, kurumların cezalara karşı sorumluluk almaması meslektaşlarımızın yalnız kalmasına neden oluyor.

    DİSK Basın-İş olarak freelance çalışanların haklarını gözete bilmek adına örnek iş sözleşmeleri hazırladık. Bu sözleşmelere serbest çalışan meslektaşlarımız internet sitemiz üzerinden ulaşabilir.

    “Gerekli yasal desteği sağlıyoruz”

    Sözleşmelerle serbest çalışan gazetecilerin özlük hakları ve telif hakları güvence altına alınıyor. Ayrıca hukuki sorun yaşayan gazetecilere gerekli yasal desteği sağlıyoruz.

    Sorun yaşanılan kurumla sendika avukatları muhatap olduğunda, çözüm için daha olumlu sonuçlar alınıyor.

    Serbest çalışan gazeteciler teorik olarak sendikaya üye olabiliyorlar ancak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bir prosedür önerdi ama fiilen bu prosedürün hayata geçişi biraz zor.”

    TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş:
    “Türkiye’de serbest gazetecilerin çok büyük bir bölümü sözleşmesiz çalışıyor ve parça başına ücret alıyor. Bu kabul edilebilir bir durum değil.

    Örnek sözleşmeler yayınlayacağız

    Önümüzdeki dönemde örnek sözleşmeler yayımlayarak sektörü düzenlemeye çalışacağız.

    Journo’da freelance-işsiz gazeteciler için telif ödemeye devam edeceğiz

    Ayrıca Journo’da freelance çalışan ya da işsiz kalmış gazetecilerden haber alarak onlara telif ödemeye devam edeceğiz.”

    “Onların hakkını resmi üyelerimizmiş gibi savunuyoruz”

    Yasalara göre bir medya şirketinde sigortası yatmayan ya da düzenli bir sözleşmesi olmayan serbest çalışan gazetecinin sendikalı olma hakkının olmadığını ifade eden Durmuş “Yine de sendika ile birlikte hareket eden pek çok meslektaşımız var ve biz onların hakkını da resmi üyelerimizmiş gibi savunuyoruz.”