• Röportaj |Freelance gazetecilik: ‘Hiçbir yere ait değilsiniz’
    09 Ekim 2019

    Bağdaş Çetin

    Alarm sesiyle uyanıp işe geç kalma kaygısıyla hazırlanma,  sabahın erken saatlerinde yola çıkıp dolu geçen minibüsleri, metrobüsleri, metroları ve otobüsleri şarkıdaki gibi “Öylece bakakaldım gözümü ayırmadan” diye bekleme.

    Ya da tüm bunlar olurken evde demlenen kahveyi yudumlayıp altta çalan müzik eşliğinde bilgisayarın başına geçmek.

    Freelance çalışan gazeteciler için hayat gerçekten bu kadar toz pembe mi, yalnızca güne telaşlı başlama kaygısı mı? Ya da medyadaki dönüşümün bir sonucu mu?

    Freelance çalışan gazeteciler Eda Narin ve Ceren Karlıdağ‘a sorduk.

    Dışarıdan görüldüğü gibi rahat yapılan bir iş olmadığının altını çizen Eda Narin, freelance çalışmayı içine girince özenilecek bir şey olmadığının anlaşıldığı bir alan olarak değerlendiriyor.

    Freelance çalışmanın tercih ya da zorunluluk olabileceğini söyleyen Narin, her gazetecinin içerisinde bulunduğu koşullara ve haberciliğini sürdürmek istediği mecralara göre değişkenlik gösterebileceğini belirtiyor.

    “Fakat Türkiye’de kadrolu olarak gazetecilik yapmak da freelance gazetecilik yapmak da oldukça zor.” diyor.

    “Medyadaki derin işsizlik çukuruna düşmem ile freelance çalışma düşüncesi doğru orantılı”

    Freelance çalışma deneyiminin nasıl başladığını anlatan Narin, “Medya alanındaki o derin işsizlik çukuruna düşmem ile freelance çalışmaya başlama düşüncesi doğru orantılı olarak girdi aklıma.” ifadelerini kullanıyor ve kendisi için gazeteciliğin anlamını şu sözlerle ifade ediyor:

    “Gazeteciliği bir meslekten öte sorumluluk olarak görenler için işsizlik kendini idame ettirememenin dışında kamuoyuna karşı sorumluluğunu yerine getirememenin verdiği rahatsızlığı da beraberinde getiriyor.

    İşte tam da burada freelance gazetecilik deneyimim başladı. Benim için freelance gazeteciliği sanırım en güzel şöyle tanımlayabilirim: Ne onunla ne de onsuz”

    “Türkiye’de freelance gazetecilik yapılabilecek az kurum var”

    Kurumlarla kurulan haber ilişkisini sorduğumuzda ise Türkiye’de freelance gazetecilik yapılabilecek kurumların az olduğunu ancak baskı unsurunu kadrolu çalıştığı zamanlardan daha az hissettiğini belirten Narin şöyle devam ediyor:

    “Öyle bir medya yapısına sahibiz ki freelance gazeteciliği “gönüllü gazetecilik” olarak değerlendirip, telif vermek istemeyen kurumlar bile mevcut.

    Freelance gazetecilere çalışma alanı açan kurumların sayısının azlığının yanında teliflerin azlığı da en önemli sorunların başında geliyor.

    “Bazen komik miktarlardaki teliflere haber yapmak zorunda kalıyoruz”

    Bazen komik miktarlardaki teliflere haber yapmak zorunda kalıyoruz. Öte yandan haber yapma süreçlerinde çok daha rahat çalıştığımı söyleyebilirim.

    “Çalışılan kurumun yayın politikasına göre haber dilini kurmak gerekiyor”

    Herhangi bir baskı unsurunu kadrolu çalıştığım zamanlardan daha az hissediyorum. Haberin çerçevesine daha hakim olmamıza olanak veren bir alan bence freelance gazetecilik.

    Ama elbette çalışılan kurumun yayın politikasına göre haber dilini kurmak ve hatta yayın politikasına göre uygun haber önermek gerekiyor.”

    “Yasal düzeyde tartışmalar için uzun yıllar var”

    Türkiye’de freelance çalışan gazetecilerin haklarının yasal düzeyde tartışılmasının önünde de uzun yıllar olduğunu düşünen Narin telif ödemelerinin sıkıntılı olduğunu, alamadığı hiçbir telif ödemesinin olmadığını ancak geç aldığı ödemelerin olduğunu söylüyor.

    Freelance çalışan gazeteciler haklarını biliyor mu diye sorduğumuz Narin, “Freelance gazetecilerin hakları neler” diye sormak gerektiğini söylerken sözlerine şu ifadeleri ekliyor:

    “Güvencesiz çalışılıyor”

    Freelance gazetecilerin hakları konusunun Türkiye’de atıl kadığın düşünüyorum. Bence freelance gazeteciliğe dair en önemli ve en büyük sorun yaratacak konu güvencesiz çalışıyor olmak yani sigortasızlık.

    “Sigortalı olamadıkları için basın kartı sahibi olamıyorlar”

    Bu başlı başına bir sorun bence. Ve bunca yıldır sendikaların buna bir çözüm bulamamış olması da çok üzücü. Öte yandan freelance gazetecilerin sigortalı olamadıkları için basın kartı sahibi olamamaları durumu mevcut.

    Freelance çalışma deyince birçok insanın aklına şirin bir homeofice, mis gibi kahve kokuları, esnek ve yaratıcı bir çalışma tarzı geldiğini söyleyen Ceren Karlıdağ da “Gazeteciler için söyleyebilirim ki durum bu kadar iç açıcı değil.” diyor.

    “Freelance çalışmayı tercih edenler var”

    Türkiye’de işverenlerin Basın İş Kanunu’nun etrafından dolandığını ifade eden Karlıdağ, bir kurumda düzenli çalışmanın da güvencesiz ve belirsiz koşulların kabul edilmesi olduğunu belirtiyor.

    Karlıdağ, “Bu koşullarda çalışmak yerine freelance çalışmayı tercih eden insanlar var.” olduğunu söylüyor.

     

    Tüm dünyada medya sektöründe bir dönüşüm olduğunu ve bunun hem evrensel hem özgün sebeplerine dikkat çeken Karlıdağ, sözlerini şu şekilde sürdürüyor.

    “Ana akım medyanın görece bazı etik değerleri vardı”

    “Türkiye’de ana akım medyanın görecede olsa bazı etik değerleri vardı. Şu anda bir havuz var bir de havuza girmeyenler var.

    “Freelance çalışma tarzı bir yandan gazeteciye nefes aldırıyor”

    Freelance çalışma tarzı bir yandan gazeteciye nefes aldıran, genel yayın politikasına göre haber yapacağınız kurumu seçtiğiniz, sansüre maruz kalmadığınız (en azından benim deneyimlerimde) bir çalışma tarzı. Tüm bu sebepler sorunuza yanıt olabilir.”

    “Haberi en ilgi çekici şekilde sunmak, ikna etmek gerekiyor”

    Kurumlarla kurulan haber ilişkisini ilişkin ise Karlıdağ, çalıştığı kurumlardaki sorumlu editörlere haber önerileri sunduğunu bazen de kurumlardan öneri geldiğini ancak haberi en ilgi çekici şekilde sunarak karşınızdaki kişinin ikna edilmesi gerektiğini söylüyor.

    “Her yerin muhabiri gibisiniz ama hiçbir yere de ait değilsiniz”

    Karlıdağ, “Ben bu haberi neden yapıyorum ve siz bu haberi neden yayınlamalısınız?”diye bir dönem kendisine sürekli sorduğunu hatırlatırken, tüm yayınların takip edildiğini çünkü üzerinde çalışılan haberin hangi kuruma uygun olduğunun belirlenmesini gerektiğini ifade diyor.

    Karlıdağ, cümlesini şu şekilde bitiriyor:

    “Aslında her yerin muhabiri gibisiniz ama hiçbir yere de ait değilsiniz.”

    California’da freelance çalışan gazetecilere ilişkin çıkan yasaya ilişkin orada çalışan gazetecilerden dinlemek istediğini söyleyen Karlıdağ, tüm dünyadaki ihtiyacın sınırlandırmalardan ziyade gazetecileri destekleyen ve gazetecileri temsil eden yapılara danışılarak oluşturulmuş yasalar olduğunun altını çiziyor.

    “Ya sebepleri ortadan kaldırmak gerekiyor ya da sorunları çözmek”

    “Ya freelance çalışmayı ortaya çıkartan sebepleri ortadan kaldırmak gerekiyor ya da freelance çalışanların alanda yaşadığı sorunları çözecek yasal bir mevzuat hazırlamanız gerekiyor.” diyen Karlıdağ, özetle şunları söylüyor:

    “Türkiye menşei kurumlarda freelance muhabir çalıştırmak demek sigorta pirimlerinden ve masraflardan kaçmak demek.

    “Çok köklü gazeteciler freelance sözleşmesi imzalayıp düzenli muhabir gibi çalıştırıyorlar”

    Örneğin, çok köklü gazetelerde çalışan yeni mezun gazeteciler freelance çalışıyormuş gibi sözleşme imzalıyorlar ama düzenli muhabir gibi çalıştırılıyorlar.

    Çok cüzi maaşlara çalıştırılıyorlar ama işsiz kalmaktan daha iyi bir yöntem olduğunu düşünüyorlar. Yine çok saygın ve alternatif yayıncılık yapan kurumlar, freelance çalışan bir gazeteciye “Telif istiyor musun?” diye sorabiliyor.

    Sanırım öncelikli olarak Türkiye’deki medya yöneticilerin freelance gazetecilerin hayatlarını idame ettirmek zorunda olan profesyonel insanlar olduğunu hatırlamaları gerek.”

    Alamadığı ya da geç alınan ödemelerinin olup olmadığını sorduğumuz Karlıdağ, “Benim olmadı ama telifini aylar sonra alan ya da haberi teslim ettikten sonra telifinden kesinti yapılan arkadaşlarım oldu.” yanıtını veriyor.

    “Haklarını haksızlığa maruz kalarak öğreniyorsun”

    Meslekteki ilk 5 yılını dolduran gazeteciler dışında mesleki hakların farkında bir gazeteci topluluğunun olduğunu söylemenin zor olduğunu haksızlığa maruz kalarak öğrenildiğini ifade eden Karlıdağ, sözlerini şöyle sonlandırıyor:

    “TGS’nin bu konuda atölyeleri var. Bazı üniversitelerde basında çalışma ilişkileri kapsamında dersler var. Fakat bu eğitimlerde de freelance gazetecilerin hakları ve sahip olmaları gereken haklar yeterince tartışılmıyor.

    “Sendikalar meslek yasası oluşturulması için çalışma yapmalı”

    Sendikalar, hem freelance gazetecilere yönelik meslek yasası oluşturulması konusunda hem de freelancerlerı örgütleme konusunda çalışmalar yapmalı.”

    Freelance gazetecilik: ‘Pijamalı’ ama güvencesiz…