• “Erdoğan, kaybedeceğini gördüğü için Binali Yıldırım’dan desteğini çekti”
    13 Haziran 2019

    ESRA KOÇAK MAYDA
    Yenilenen İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerine sayılı günler kaldı. İstanbul’un belki de tüm ülkenin kaderini belirleyecek olan bu seçimler öncesi İYİ Parti Genel Sekreteri ve Parti Sözcüsü Cihan Paçacı ile konuştuk.

    23 Haziran’ın İstanbul halkı için ama 24 Haziran’ın ise tüm Türkiye halkı için önemli olduğunu söyleyen Paçacı “Bu seçim sonuçları AK Parti’nin çöküş sürecinin başlangıcıdır. Kesinlikle bundan sonra AK Parti’nin tekrar kendisini toparlayıp oy arttırma ihtimali kalmamıştır. Her geçen gün hızla erimeye devam edecektir” dedi.

    23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerine iki haftadan az bir zaman kaldı. Adaylar seçim çalışmalarına devam ediyor. Peki İyi Parti olarak siz kalan bu son günlerde neler yapacaksınız?
    Seçim çalışmalarımızı yürütürken, CHP’nin ve Millet İttifakı’nın adayı Sayın İmamoğlu’nun programlarıyla paralel olmasına dikkat ediyoruz. Bu çerçevede daha önce 81 il başkanımız İstanbul’a davet edildi. İstanbul’da her ilin hemşeri dernekleri tespit edildi ve o il başkanlarımız o derneklerle temas kurdu. Geçen hafta itibariyle Sayın Genel Başkanımız 39 ilçenin 10’unda faaliyette bulundu. İYİ Parti olarak 39 ilçede demokrasi çadırı kurduk. 6 Mayıs’ta demokrasiye, millet iradesine vurulan darbeyi vatandaşlarımıza anlattık. Bu hafta ise 14-15-16-17 Haziran tarihlerinde yine Sayın Genel Başkanımızın başkanlığında Başkanlık Divanı üyeleri, Genel İdare Kurulu Üyeleri, Milletvekillerimiz ve İl Başkanlarımız yaklaşık 200 kişiyi aşan bir grupla İstanbul’da demokrasi mücadelesi yapacağız. Çünkü, İstanbul seçimleri sadece bir belediye başkanlığı seçimi değil, aynı zamanda bir demokrasi mücadelesidir. Bu 200’ü aşkın arkadaşımız ilçelere dağılacak ve ilçelerde vatandaşlarımızla görüşecekler. Bunun dışında Anadolu’dan birçok partilimiz otobüslerle İstanbul’a giderek yine hemşeri dernekleri ile temas ederek bu seçim çalışmalarına katkı sağlamaktadırlar. İYİ Parti olarak biz 23 Haziran’a kadar Sayın İmamoğlu’nun elinden haksız bir şekilde alınan mazbatasını yine kendisine verilmesini sağlamak için mücadelemizi sürdürüyoruz.

    ORTAK MİTİNG YOK

    Peki Sayın Akşener ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun birlikte bir miting yapmalarına yönelik bir program var mı önünüzde?
    Yok, öyle bir mitingin söz konusu olacağını sanmıyorum. Çünkü adaylar daha çok kendileri seçim çalışmasını yürütüyorlar. Biz o adaylara sadece yardımcı olmak ve özellikle İstanbul Türkiye’nin bir bileşimidir, Anadolu’nun her kesiminden gelen insanlarla temas kurarak seçim çalışması yürüteceğiz. Yani ortak bir miting ya da liderlerin katılacağı bir program olacağını sanmıyorum.

    23 Haziran günü sandık güvenliği için nasıl bir görevlendirme yaptınız? Zira sandığa atılan oy kadar sandıktan çıkan oy da çok önemli.
    Evet, öyle. Bütün milletvekili arkadaşlarımız ayın 23’ünde İstanbul’da olacaklar. Ayrıca seçim işleri başkanlığı bünyesinde bulunan 40’ın üzerine avukat da yine sandık güvenliğini sağlamak üzere İstanbul’da görevli olacaklar. Sandıklarda yapılacak herhangi bir usulsüzlüğe veya sahteciliğe meydan vermeyeceğiz.

    SOYLU’YA “AMİGO” BENZETMESİ

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun hem partinizi hem de Sayın Meral Akşener’i hedef alan sözlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
    Devletimizde bugüne kadar bakanlık görevine gelen insanlar AK Parti iktidarı gelene kadar daha çok liyakatli, bu konuda tecrübeli ve devlet adamlığı vasfını taşıyan insanlardan seçilirdi. Ancak AK Parti iktidarları döneminde bakanlık koltuğuna oturan kişilerin büyük bölümünün ortak özelliği AK Parti Genel Başkanı’na sadakat ve onun hoşuna gidecek davranışlarda bulunmak olmuştur. Sayın Soylu’nun bulunduğu bakanlık aslında son derece tarafsız olması gereken bir bakanlıktır. Vatandaşın güvenliğini korumakla mükelleftir. Ancak Sayın Soylu tavrı, davranışları itibariyle bir parti propagandasını yürüten adeta amigo havasında demeçler vermektedir. Bu son derece yanlıştır. Bu tavır umarım ki düzelir veya ilk hükümet değişikliğinde devlet adamlığı vasfı olan insanların bakanlık koltuğuna oturması sağlanır.

    Bu sözleriniz Ankara kulislerinde sıkça dile getirilen seçimden sonra gidecek kişilerin başında Soylu’nun olacağı iddialarını da doğruluyor diyebilir miyiz?
    Bilmiyorum tabi seçim nasıl sonuçlanacaktır. 23 Haziran önemli ama 24 Haziran siyasi açıdan çok daha önemli bir gündür. 23 Haziran İstanbul halkı için önemlidir, ancak 24 Haziran tüm Türkiye halkı için önemlidir. Ben şu an itibariyle bakanlar kurulunun değişeceği ya da hangi bakanların değişeceği konusunda bir tahminde bulunamam, bu tamamen Sayın Cumhurbaşkanı’nın inisiyatifindedir ama temennim odur ki, o görevlere ciddi ehliyetli, tecrübeli, devlet adamı niteliği taşıyan insanların gelmesidir.

    Cumhur İttifakı’nın adayı Binali Yıldırım’ın “Kürdistan” ifadesi çok eleştirildi. Ancak bir taraftan da çözüm sürecine dönüleceğinin işareti olarak değerlendirildi. Sizce de öyle mi yoksa İstanbul seçimlerinde Kürt seçmenin oylarını almak için bir mesaj mı?
    Açılım sürecine benzer bir sürecin başlayıp başlamamasını ben seçimlere bağlıyorum, oy devşirme hesabına bağlıyorum. Kürdistan, Lazistan, PEKEKE gibi ifadelerin kullanılmış olmasını esefle karşılıyorum. 3-5 oy almak için Türkiye’nin milli güvenliğinin tehdit edilmesini son derece yanlış ve yakışıksız buluyorum.

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 39 ilçede miting yapması planlanıyordu ama yapılmadı. Tıpkı Erdoğan gibi Millet İttifakı’nın diğer ortağı Devlet Bahçeli’de herhangi bir seçim çalışması yürütmedi. Sizce neden her iki lider de sahaya inmedi?
    Benim şahsi kanaatim Ekrem İmamoğlu’nun seçimleri ciddi bir oy farkı ile kazanacak olmasıdır. Sanıyorum AK Parti yetkilileri de bunu görmeye başladılar. Onun için Binali Yıldırım’ın arkasından desteğini çekmeye başladılar. Başka bir sebepse, Ak Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan daha önce aday olan tüm partililerini yanında yer alıp onlara pozitif destek sağlamaya çalışırdı. Ama şimdi tam tersine bir süreç yaşıyoruz. Sayın Erdoğan bir dayın yanında yer alıyorsa o adayın kaybetme ihtimali artıyor. Ama tüm bunların ötesinde iradeleri gasp edilmiş İstanbul seçmeninin bu iradeyi gasp edenlere 23 Haziran’da çok ciddi bir ders vereceğini düşünüyorum.

    “YILDIRIM VE SOYLU BİRLİKTE SEÇİM ÇALIŞMASI YÜRÜTÜYORLAR”

    Sizce nede Binali Yıldırım’dan desteğini çekti Erdoğan? Seçimin kaybedilmesi durumunda fatura Yıldırım’a mı kesilecek?
    Kaybedeceğini gördüğü için. Sizin de söylediğiniz gibi faturanın Yıldırım’a kesilmesi durumu söz konusu. Binali Yıldırım, meclis başkanıydı zoraki istifa ettirildi istemeye istemeye aday oldu. Başbakanlık yapmış, meclis başkanlığı yapmakta olan bir kişinin İstanbul’dan belediye başkan adayı yapılmasını ben şahsen siyaseten doğru bulmam. Binali Yıldırım Bey de zaten zoraki kabul ettiğini belli etti. Ancak bugün öyle görünüyor ki Yıldırım’ın arkasından hem parti desteğini çekti hem Cumhurbaşkanı desteğini çekti. Süleyman Soylu ile beraber seçim çalışması yürütüyorlar. O da yanlış yürütüyorlar.

    “NE MHP’NİN NE DE ONU YÖNETENLERİN TAVIRLARI BİZE TANIDIK GELMİYOR”

    Seçimlerin kazanının İmamoğlu olması durumunda sizce AKP’de dengeler nasıl değişir? Beri taraftan MHP’nin buradaki tavrı ne olacaktır daimi ortaklık devam mı edecek yoksa son mu bulacak?
    Bu seçim sonuçları AK Parti’nin çöküş sürecinin başlangıcıdır. Kesinlikle bundan sonra AK Parti’nin tekrar kendisini toparlayıp oy arttırma ihtimali kalmamıştır. Her geçen gün hızla erimeye devam edecektir.

    MHP AK Parti’yi desteklemeye her hal ve şartta desteklemeye devam ediyor, bundan sonra ne yapar bilmiyorum Bu son dönemdeki politikalarını anlayabilmiş değilim. Ne MHP’nin ne de bu partiyi yönetenlerin tavırları bizlere çok tanıdık gelmiyor.

    PAÇACI, YENİ SİYASİ PARTİLER İÇİN 24 HAZİRAN’I İŞARET ETTİ

    Bu çöküşte Abdullah Gül ve Davutoğlu’nun kuracağı söylenen 2 partinin de etkisi olacak mı sizce? Her iki isim de hem siyaseten önemli aktörle hem de AKP’nin kurucu isimleri.
    24 Haziran’da çıkacak tabloya göre şekillenecektir bu. Ancak yeni bir siyasi parti kurulması, o partiye seçmenlerin katkı sağlaması ve o partinin ayakta durması kolay bir iş değildir. Yüzlerce parti çok büyük umutlarla kurulmuştur ama bir müddet sonra yok olmuşlardır. Dolayısıyla 24 Haziran tarihi bundan sonraki siyasi gelişmeler için ve bu siyasi gelişmelerin hangi rotaya evrileceğini de gösterecektir.

    16 Haziran akşamı hem İmamoğlu hem Yıldırım İsmail Küçükkaya moderatörlüğünde biraraya gelecek. Sizce nasıl bir yayın olacak bu, zira daha yayın olmadan tartışmaları başladı.
    Her iki aday da sakin, sessiz ve kolay sinirlenmeyen karaktere sahip. Bu açıdan olumlu bir program izleyeceğiz gibi görünüyor. Öte yandan iki belediye başkan adayının karşılıklı olarak bir televizyon ekranında İstanbul’un meselelerini konuşacak olması iyi ve doğru bir gelişmedir. En azından bundan sonraki genel seçimlerde siyasi parti liderlerinin ya da adaylarının bir ekranda memleket meselelerini konuşmasına, tartışmasına zemin hazırlayacaktır. Bu iyiye işarettir. Çünkü geçmişte bu yapılırdı ve siyasi parti genel başkanları birbirleriye medeni ilişkiler içerisinde konuşurlardı. Ancak bugün AK Parti iktidarı ile birlikte bu gelenek de ortadan kalktı. Umuyorum ki, bundan sonra bu gelenek tekrar oluşur. Tabi ekranda kim daha fazla bir avantajlı bir sonuç elde eder bunu şimdiden kestirmek zor. Kimin performansı daha iyi, kim daha iyi hazırlanmışsa, İstanbul’un meselelerini kim daha iyi biliyorsa vatandaş o adaya karşı belki bir avantaj sağlayabilir. Ben Ekrem İmamoğlu’nun elinden alınan mazbatasının iade edilmesi için ona buradan o ekranda da şans diliyorum.

    Küskün AKP’li seçmenin İmamoğlu’na destek vereceği bu da oy oranını 31 Mayıs’tan daha fazla arttıracağı söyleniyor. Bu durum nasıl okumak gerekiyor sizce?
    Vicdan sahibi herkes bu yapılan yanlışlığa, 6 Mayıs darbesine tepkisini ortaya koyacaktır. Farklı seçmen tipleri bazı seçmenler her ne olursa, kendi partisi yanlış da yapsa o partiye oy verir. Ama bunun dışında düşünen okuyan, yorumlayan, araştıran seçmen kitlesinin ben İmamoğlu’nu destekleyeceği kanaatindeyim.