Doğu Akdeniz’de neler oluyor?

Doğu Akdeniz’de yer alan doğalgaz yataklarının analizi ve çıkarılması üzerinden başlayan gerginlik yeni bir uluslararası krizi de beraberinde getirdi. Yıllardır var olan Kıbrıs Sorunu’nu da içeren bu büyük krizin, NATO üyesi ülkeler arasında askeri karşı karşıya gelişe kadar varabileceği iddia ediliyor. Krizle birlikte gündeme gelen bazı kavramları ve krizin başladığı ve geldiği süreci sizin için derledik.

Münhasır ekonomik bölge (MEB) nedir?

Münhasır ekonomik bölge (MEB), Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesine göre bir devlete, kıyılarından itibaren 200 deniz mili uzaklığındaki alanda, deniz üstü, deniz altı ve deniz zemini altındaki canlı cansız varlıklar üzerinde bazı ekonomik haklar ve yetkiler tanınan deniz alanı olarak tanımlanıyor.

Türkiye imzacı değil

MEB, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne imza atan veya atmayan her ülke tarafından, tek taraflı veya diğer devletlerle anlaşılarak ilan edilebiliyor. Karadeniz, Ege ve Akdeniz gibi birbirine yakın ülkelerin yer aldığı ihtilaflı bölgelerde ise süreç farklı işleyebiliyor. Sözleşme imzacısı ülkeler, aralarında yaşadıkları ihtilafları Uluslararası Adalet Divanı’nda çözebiliyor. Örneğin Ukrayna ve Rusya arasında Karadeniz üzerinden yaşanan ihtilaf, Uluslararası Adalet Divanı’nda yürütülen hukuki süreçle sonlandı ve iki ülke, bölgedeki çalışmalarına birbirinden bağımsız ve karşı karşıya gelmeden devam etti. Türkiye ise ABD ve İsrail ile birlikte sözleşmeye imza atmayan ülkeler arasında. Bu durum, bölgede çalışma yürütme açısından hukuki olarak Türkiye’ye engel çıkarmasa da yaşanan sorunların çözümü açısından önemli bir sorun teşkil ediyor.

Serpent Adası örneği

Ukrayna ve Romanya arasında yaşanan sınır anlaşmazlığı, Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) çözülürken, Ukrayna’ya bağlı Serpent Adası’nın MEB açısından değerlendirilemeyeceği vurgulandı. Karar gerekçe olarak, Romanya’ya oldukça yakın olan bu adaya tanınabilecek bir MEB’in coğrafyayı yeniden şekillendirebilecek bir değişikliğe neden olması gösterildi. Böylece adalar üzerinden MEB ilan edilmesi hakkında hukuki olarak emsal bir karar alınmış oldu.

Güney Kıbrıs’ın hamleleri

 

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, 2003 yılından bu yana bölgedeki ülkelerle MEB anlaşmaları yapıyor. 2003’te Mısır’la, 2007’de Lübnan’la, 2010’da ise İsrail ile anlaşan Güney Kıbrıs, çok uluslu şirketleri bölgeye davet ederek ihaleler düzenledi ve adanın çevresinde ilan ettiği MEB’i 13 parsele ayırarak bu şirketlere ruhsat çıkardı. Buna ek olarak Yunanistan, UAD’ın emsal kararını tanımayarak Türkiye’nin güneyindeki Meis Adası üzerinden MEB ilan etti. AB tarafından kabul gören bu MEB ilanı Türkiye tarafından kabul görmüyor ve bölgede yapılacak faaliyetlere izin verilmeyeceği Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda açıkça belirtiliyor. Buna karşın Güney Kıbrıs, Fransa ile Kıbrıs’ta deniz üssü kurulması konusunda anlaşıldığını açıkladı.

Türkiye’nin hamleleri

Türkiye Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ın hamlelerine karşılık 2011 yılında KKTC ile Kıta Sahanlığı Sınırlandırma Anlaşması yaparak Güney Kıbrıs tarafından belirlenen 13 parselden 1, 4, 5, 6 ve 7 numaralı olanların Türkiye’nin kıta sahanlığı vedeniz yetki alanıyla kesiştiğini ve bu bölgelerde Türkiye’den izinsiz hiçbir şekilde petrol ya da doğal gaz araması yapılamayacağını duyurdu.

Geçtiğimiz yıl Güney Kıbrıs’tan aldığı ruhsat ile Doğu Akdeniz’de doğalgaz aramak isteyen İtalyan menşeili şirket ENI’ye ait Saipem 1200 adlı platform Türk donanması tarafından bölgeden uzaklaştırıldı. Türkiye bu hamlelerin yanı sıra 18 Mart 2019 tarihinde BM’ye gönderdiği mektupta, Türkiye’nin Akdeniz’deki kıta sahanlığının sınırlarını 32 derece, 16 dakika, 18 saniye doğu meridyeni ile 28 derece batı meridyeni arasında kalan bölge olarak belirledi.Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Türkiye’nin devlet şirketi olan Türkiye Petrolleri’ne Türkiye tarafından MEB olarak ilan edilen alana ruhsat verdi. Bu hamlelerin yanı sıra Türkiye, ilan ettiği MEB’de askeri tatbikatlarına devam ediyor.

10 şirket Doğu Akdeniz’de

Karşılıklı atılan adımlarla gerilim tırmanırken, uluslararası şirketler bölgede çalışma yapmaya devam ediyor. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, belirlediği parseller için düzenlediği ihalelere uluslararası şirketleri davet ederek, attığı adımları meşrulaştırmaya çalışıyor. Türkiye adına bölgede çalışma yürüten TPAO ile birlikte toplamda 10 şirket Doğu Akdeniz’de faaliyet yürütüyor:

Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO)- Türkiye

Exxon Mobil – ABD

Nobble – ABD

Total – Fransa

ENI – İtalya

Kogas – Güney Kore

Petroleum – Katar

BG – İngiltere

Delek – İsrail

Avner – İsrail