• Canlı yayın öncesi İmamoğlu ve Yıldırım cephesinden son mesajlar
    16 Haziran 2019

    Haberttürk yazarı Muharrem Sarıkaya “Seçmeni ikna mı, yoksa oydan caydırma mı?” başlıklı bugünkü yazısında bu akşam canlı yayında karşı karşıya gelecek olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayları Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım cephesindeki son durumu aktardı.

    Sonar Araştırma’nın İstanbul seçimleriyle ilgili son anketi: Ekrem İmamoğlu farkı açıyor

    “Sanki seçmenin tamamının kanaati bugün yapılacak televizyon programına bağlıymış gibi bir noktaya gelindi. Şunu baştan belirteyim ki dün konuştuğum iki taraf da seçim sürecinin bu noktaya dayandırılmasından hoşnut değildi.Programın siyasi güreş arenasına çevrilmesi, maç havasına dönüştürülmesinden iki taraf da rahatsızdı.” diyen Sarıkaya’nın yazısında aktardıkları şöyle:

    Hem Cumhur İttifakı’nın AK Partili adayı Binali Yıldırım cephesi hem de Millet İttifakı’nın CHP’li adayı Ekrem İmamoğlu tarafı programın kendi akışı içinde olup bitmesi taraftarıydı.

    Her iki tarafa da yönelttiğim bir soru da benzer oldu; son günlerde bazı sosyal medya mahfillerinde ileri sürüldüğü gibi, programda rakibi şaşkın bırakacak belge, veri veya iddianın gündeme gelmesi söz konusu olabilir mi?

    Özetle sürprizleri olacak mı?

    ULUSAL MESELELER YOK

    Her iki taraf da iddiaları kesin dille reddederken, “adayın kendisini seçmene rahat anlatabileceği sakin, gerilimden uzak, sadece İstanbul’un konuşulduğu bir program olmasını arzu ettiklerini” kayda geçirdi.

    Zaten program ile ilgili görüşmeler yapılırken de bu duruma dikkat çekilmiş. Her ne kadar sorular konusunda karar tamamen İsmail Küçükkaya’ya bırakılmış olsa da İstanbul konusunun dışına çıkılmamasında görüş birliği oluşmuş.

    Yani S-400 meselesinden İdlib’deki gelişmelere kadar ulusal veya uluslararası konulara girilmesinin doğru olmayacağı hususunun altı çizilmiş.

    Bunlar her iki tarafın da dün öğleden sonrasına kadar dile getirdiği ortak pozisyonlarıydı…

    İki taraf da dün öğleden sonradan başlamak üzere seçim programlarını azalttı, gündemlerini seyrekleştirdi.

    Yine iki taraf da programın bir tartışmadan çok sakin tutum içinde kalınması dileğinin altını birkaç kez çizdi.

    Erdoğan: Canlı yayın son haftaya ışık tutacak

    YILDIRIM CEPHESİ

    Bu sözler, adayların ekranda taktiksel tutum takınmayacağı anlamına gelmesin.

    Her iki tarafın da ekranda davranış taktiği geliştirdiğini söyleyebilirim.

    Örneğin Binali Yıldırım cephesi, “esprili, yatırımcı, bilge kişiliğini öne çıkarmaya” yönelik söylem geliştiriyordu.

    AK Parti kurmayları Yıldırım’ın sempatik insani kimliğini ön plana çıkarırken, İstanbul’a bugüne kadar yaptığı hizmetlerle bütünleştirecek mesajlar üzerinde çalışıyordu.

    Bu aşamada rakibin kamuoyunda etkili olan geçmişteki söylemleri de gözden geçiriliyordu.

    Bunun en dikkat çeken örneklerinden biri de İmamoğlu’nun “kişilere, kurumlara, partilere, derneklere, vakıflara, cemaatlere hizmet işi bitti” cümlesiydi.

    Aktardıklarına göre hafta içinde ziyaret ettiği bir vakıfta bu sözü anımsatılınca İmamoğlu, “Ben onu yandaş vakıflar için söyledim” açıklaması getirmiş.

    Yıldırım cephesi de buradan yola çıkarak, herhangi bir polemik yaratmadan, “Ecdadın en büyük vasi olan sivil toplum kurulu vakıflara desteğimizi sürdüreceğiz” vurgusunu yapmakta kararlıydı.

    Yıldırım cephesinden bu aşamada bir not da paylaşayım ki üst düzey bürokratların kendilerini her yerde görünür kılarak seçime destek propagandası yapmalarından da hoşnut değiller.

    Hatta son dönem bu tür davranışlar sergileyenlerden bazıları sert bir dille uyarılmış…

    Ya televizyon tartışması bir tuzaksa!

    İMAMOĞLU TARAFI

    Millet İttifakı kurmaylarının program için en çok güvendiği ise farklı yayınlarda da İmamoğlu’nun sergilediği zeki ve kıvrak yanıtları bulabiliyor olmasıydı…

    Bir de siyasette on yıllardır var olması nedeniyle görünürlük, sima eskimesine uğramış Yıldırım’ın yanında, daha taze ve yeni bir imajın çıkıyor olmasını da avantaj olarak görüyordu.

    Büyükşehir’de vizyon belediyeciliğini öne çıkaran; israftan kurtulması halinde herkese iş ve hizmet sunma olanağına kavuşacağı rakamlarla inandırıcı bir şekilde ortaya konulan söylemlerin etkili olacağı inancı vardı.

    İmamoğlu cephesinde sorgulanan ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki gün yurtdışı gezisine çıkarken İmamoğlu için, “Kim bilir bundan sonra daha neler çıkar” cümlesiyle neyi kastettiğiydi.