• Balyalı: İSKİ’nin suyu içilebilir
    26 Ekim 2019

    Röportaj/ Murat Büyükyılmaz

    İçme Suyu Dosyası’nın ikinci bölümünde İstanbul Büyükşehir Belediyesi CHP Meclis Grubu Yönetim Kurulu Üyesi Grup Sözcüsü Tarık Balyalı ile İBB’nin yeni yönetiminin su konusundaki görüş ve faaliyetlerinden İSKİ’nin çalışmalarına kadar farklı konuları ele alan kapsamlı bir röportaj gerçekleştirdik.

    İstanbul’un şebeke suyu içilebilir mi? Ankara ve İzmir gibi kentlerimizde musluk suyu içilebilirken İstanbul’da içilmiyor, bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

    İstanbul’da insanlar şebeke suyuyla yemek yapıyorlar, çay yapıyorlar ama suyu içmiyorlar. Bu biraz psikoloji ve alışkanlıklarımızla ilgili bir mesele.

    İSKİ’nin suyu içilebilir kalitede

    Uluslararası kriterlere göre yapılan bütün tahlillere, bütün analizlere göre İSKİ’nin suyunun içilebilir kalitede olduğu net olarak ortada. Bu konuda uluslararası firmaların araştırmaları ve belgeleri var. İSKİ bunları düzenli olarak kendi internet sitesinde yayınlıyor. 

    Hem alışkanlarımızın hem de geçmişten kalan İSKİ’nin su sistemlerindeki problemlerin psikolojimizde oluşturduğu algıdan dolayı yemek yapsak da çay yapsak da suyu içmeyi red ediyoruz hepimiz. Buna ben de dahilim. 

    Lezzeti, tadı ambalajlı sulara göre biraz daha sert

    Oysa bilimsel olarak İSKİ’nin suyunda hiçbir problem yok. Lezzeti, tadı ambalajlı sulara göre biraz daha sert ama toplum olarak ambalajlı suyu daha sağlıklı bulduğumuz için onu kullanmayı tercih ediyoruz. Ama aslında baktığınızda plastikten içtiğimiz suyun ne kadar sağlıklı olduğu da tartışmalıdır.

    Peki İSKİ’nin yaptığı analizler, İstanbul halkının evlerindeki musluktan akan suyu da kapsıyor mu?

    Hepsi düzenli olarak takip ediliyor. Barajdan çıkıp musluktan akana kadar her aşamada son teknoloji sistemler ile takip ediliyor. Eğer bir yerde kaçak varsa bu biliniyor, bulunuyor ve müdahale ediliyor. 

    Güvenlik açısından İSKİ suyunda hiçbir sorun yok. Belki spesifik olarak bir oktada özel bir sorun olabilir, o da haberdar olunduğunda mutlaka çözülür. 

    Ankarada ve İzmir’de ne kadar güzenliyse İstanbul’da da musluk suyu o kadar güvenlidir. 

    İBB’nin veya İSKİ’nin İstanbul’da musluktan su içmenin güvenli ve sağlıklı olduğu konusunda farkındalık yaratmak amacıyla bir çalışması olacak mı?

    Elbette bu konuda bilinç oluşturmak önemli. İSKİ önümüzdeki süreçte bunu yapacak. Bu konuda çalışmalar olduğunu biliyorum. 

    Ayrıca içme suyunu şebekeden temin etmek aile bütçesine katkı sağlayan bir şey. Zaten suya bir para veriyoruz ve ayrıca içme suyuna da para veriyoruz. İstanbul’da her aile suya Avrupa ortalamasının iki katı oranında para harcıyor. İçilebilir kalitedeki İSKİ suyunu kullanmakta hiçbir sakınca yok. 

    Önemli olan psikolojiyi ve algıyı değiştirmek

    Biz dürüst bir yönetimiz, eğer suda bir problem olsa ya da olursa bu konuda anında halkı bilgilendiririz. Önceki yöneticiler gibi bizim iş başına getirdiğimiz kadrolar da sürekli bu meseleyi takip ediyorlar ve hiçbir sıkıntı yok. 

    İSKİ’nin suyu içilebilir. Burada önemli olan psikolojiyi ve algıyı değiştirmek. 

    İstanbul’un tarihi çeşmelerinin durumu nedir? 16 milyon İstanbullu sokaklarda çeşmelerden yaygın olarak içilebilir su temin etmesi mümkün olabilecek mi?

    Bu konu daha teknik bir konu olduğu için ben kişisel olarak cevap veremem. Çünkü o çeşmelere nereden su geldiği gibi konular teknik ve önemli. Eğer o çeşmeye su şebekeden gidiyorsa zaten sorun yok. Ama suyun nereden geldiğini bilmek gerekiyor. Yeraltı sularını o anlamda analiz etmek gerekiyor. 

    Bu konuda bugüne kadar ne yapıldığı ile ilgili olarak İSKİ’nin aktardığı veriler paylaşabiliriz.

    Uzunkemer, Kovukkemer ve Bozdoğan Kemeri restore ediliyor

    İSKİ tarafından tarihi çeşme, bent ve kemerlerimizde gerekli restorasyon ve onarım çalışmaları yürütülmektedir.

    Uzunkemer, Kovukkemer ve Bozdoğan Kemeri restorasyonları bunlardan bazılarıdır. Aynı şekilde tarihi çeşmelerimizin restorasyon ve onarımı kapsamında sadece son 1 yılda yaklaşık 70 çeşmemizde yapılan çalışmalarla yeniden suyu akıtılmıştır. 

    2020 yılında 50 tarihi çeşmeye restorasyon

    41 farklı tarihi çeşmemizin restorasyonu için de projeler hazırlanarak, çalışmaların başlanabilmesi için ilgili kurullara gönderilmiştir. Gerekli izinlerin çıkmasının ardından bu çeşmelerimiz için de kısa sürede restorasyon ve onarım çalışmalarına başlanacaktır. Ayrıca 2020 yılında 50 farklı tarihi çeşmemiz için de restorasyon projeleri yapılacaktır.

    Hedefimiz bilhassa meydan çeşmelerimiz başta olmak üzere İstanbul’un tarihi çeşmelerini yeniden kimliğine kavuşturmaktır.  

    İBB’nin bir yandan Istanbullulara içilebilir su temin ederken diğer yandan Hamidiye şirketiyle ambalajlı su üretimi yapmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu bir çelişki değil mi?

    Aslında Hamidiye 117 yıllık geçmişi olan tarihi bir kuruluş. Abdülhamid döneminde kurulmuş ve 1979 yılında fabrikalaşmış. O kadar büyümüş ki Hamdiye, 27 ülkeye ihracat yapar hale gelmiş. 

    İstanbulun tarihi bir değerine sahip çıkmak

    Orada hali hazırda İstanbul’ ait olan bir su var, o anlamda 117 yıllık bir kuruluşa sahip çıkmak gerekiyor. Bütün İstanbullular buna sahip çıkmalı.

    Hamidiye’nin plastikten cam şişeye dönme konusunda da ciddi çalışmaları var. Orada bir çelişki görmüyorum ama biraz da İstanbulun tarihi bir değerine sahip çıkmak olarak görüyorum.

    Peki bu meseleyi “tarihi değere sahip çıkmak” olarak tanımlarken ortaya çıkan ve hiç de rasyonel olmayan tüketim alışkanlığının parçası olmasını nasıl görüyorsunuz?

    Evet, Hamidiye de pazarda yerini almış durumda, belkide diğerlerinden çok önce pazarda yerini almış bir kuruluş.

    Plastik kullanımı ile hem petrol ürünlerine bağımlılığı artıran hem de geri dönüşümü düşük seviyelerde olması dolayısıyla ekolojik yıkıma yok açan bir tüketimin sürdürülmesi sizce bir çelişki mi?

    Elbette ki bir çelişki. Bizim yönetimimiz özellikle cam şişe kullanımını artırmayı ve özendirmeyi amaçlıyor. Bu konuda faaliyet çalışmaları yapıyoruz ve az sayıda olan cam şişe kullanımını artırma hedefindeyiz.

    Plastik atık sorununu tek bir hamleyle çözmek mümkün değil. Kullanıma soktuğumuz plastik geri dönüşümü karşılığında ulaşım desteği vermek gibi uygulamalarla bunu azaltarak çözüme kalkıda bulunabilirsiniz. Farkındalılığı da artırırsınız beraberinde. 

    İSKİ’nin İstanbullulara sağladığı hizmetlerin yeni dönemde devamlılığı ve geliştirilmesi için ne gibi faaliyetler yürütülüyor?

     Öncelikle şunu belirtmek gerekiyor ki suyun maliyeti yüksek. İstanbul’a su İstanbul’un çeperlerinden geliyor.

    Melen’den Istrancalar’dan geliyor ve başka noktalarda geliyor, bunun da bir maliyeti var. Suyu taşımanın maliyeti var. Bu faaliyetten dolayı suyun fiyatı biraz daha yükseliyor. Bu faaliyeti düşürmek için çalışmalar yapmak son derece önemli. 

    Bununla birlikte kayıp kaçak oranı azaltıldığı takdirde -ki şu anda yüzde 24’lerde ve yüzde 15’lere indirilmesi hedefleniyor-, suyun maliyeti de ondukça aşağıya inecektir. İstanbullular da hiçbir sorun yaşamadan daha uzuca su kullanım hakkına sahip olacaklardır.

    Bu doğrultuda İSKİ olarak yürüttüğümüz faaliyetler şöyle:

    İçme suyu kaynaklarımızın ve arıtma tesislerimizin sayısını ve kapasitesini artırıyoruz. 

    Çevre koruma yatırımları kapsamında şehrimize yeni atık su arıtma tesisleri kazandırıyor, biyolojik ve ileri biyolojik arıtma oranını daha da yukarılara taşıyoruz. 

    Dünyada belirli bir parametresi olmamasına rağmen, suyumuzu tat ve koku noktasında daha da geliştirmek ve İstanbulluların musluktan su içme oranını artırabilmek için Sayın Başkanımızın talimatları doğrultusunda çalışıyoruz. 

    Kayıp- kaçak oranımızı %15’ler düzeyine indirmek için çalışıyoruz

    Ar-Ge faaliyetlerimiz ile hali hazırda % 24 seviyesinde olan kayıp- kaçak oranımızı %15’ler düzeyine indirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu sayede enerji ve kimyasal madde gibi birçok alt başlıkta tasarruf sağlayacağız. 

    Atık su arıtma tesislerimizden çıkan günlük 1.055 ton çamuru bertaraf edeceğiz ve aynı zamanda bu çamurdan enerji elde edeceğiz. 

    Atık su arıtma tesislerimizin bazısında zaman zaman oluşan koku problemini çözerek, bu bölgelerde yaşayan İstanbul halkının yaşadığı soruna son vermiş olacağız.

    İSKİ olarak devam eden tam 269 projemiz var

    Tüm bunları yaparken de şehrimizin kaynaklarına maksimum seviyede sahip çıkarak, aciliyeti ve bilimsel gerekliliği yüksek seviyede olmayan fakat maliyeti yüksek olan projeleri daha sonra değerlendirmek üzere ayırıyoruz. Şu an İSKİ olarak hali hazırda devam eden tam 269 projemiz bulunmaktadır. 

    Bütçemizin %44’ünü yatırımlara ayırıyoruz

    İSKİ olarak, 2 bin yıllık bir su medeniyetine sahip şehrimizi geleceğe emin adımlarla taşımak için bütçemizin yaklaşık %44’ünü yatırımlara ayırıyoruz.

    Hamidiye şirketinin İstanbul’un suyunu ihraç etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

    Elimizde fazla su varsa elbette ki ihraç edebiliriz. Hamidiye açısından sadece iki üç kaynaktan çıkan su kullanılıyor. O kaynakların da bir kapasitesi var. Bütün İstanbul’a yetecek kadar su o kaynaklardan çıkıyor olsa zaten İstanbul’a bu su dağıtılırdı. 

    Ama zaten orada öyle bir su kaynağı yok, Hamidiye’nin iki üç tane kaynağından çıkan suyun tüm İstanbul’a yetmesi mümkün değil.

    Petrol ve su şirketleri değil İstanbul’un çeşmeleri şahlandırılmalı