Bahattin Yücel yazdı: Siyaset karmaşıklaşırken Erdoğan’ın Trump görüşmesi

Ortadoğu’da saflar yeniden belirlenirken Türkiye 1957 yılında olduğu gibi bu kez de  Rusya’nın etkisiyle Suriye’den -en azından Fırat’ın Batısıyla askeri ilgisinden vaz geçiyor.

Bu konudaki son gelişme ABD ile birlikte yürütülen ortak gözetleme çalışmasına ilişkin açıklamanın, iki ülkenin yetkilileri yerine SDG adı verilen ve Türkiye’nin sürekli düşman ilan ettiği YPG+PYD’nin oluşturduğu bir kuruluş tarafından yapılması.

Fırat’ın Batısı bu durumda Esad’a terk edilmiş görünüyor.

Dışişleri Bakanlığı ve ardından Başbakanlığı döneminde Davutoğlu’nun yetersiz yönetimiyle, sadece Amerikalıların kazandığı bir oyuna benzeyen bu süreçte, Şam’daki Emevi Camii’nde Cuma namazı kılınamadı ama IŞİD bağlantılı fanatik İslamcı militanlar Türkiye’de tedavi edildiler, henüz ayrınıtlarını olarak tam bilemediğimiz önemli destekler aldılar.

Türkiye bir yandan ilişkilerini tümüyle kesmek istemediğini göstermek için süreler vererek, Fırat’ın doğusuna yapacağını ilan ettiği operasyonu iç kamuoyunda ABD’ye karşı alınmış bir tavır gibi göstermek istiyor.

Bir süredir izlenen gelişmeler bu operasyonun aslında Fırat’ın Doğusu ya da Türkiye’nin sınırlarının dışını değil, iç politikada yararlanılacak bir amacın hedeflendiği izlenimi veriyor.

Diyarbakır’da İl Merkezinin kapısında bekleşen çocukları PKK saflarına kaçırılmış ya da gitmiş ana babalar… Orman yangınlarında neredeyse canlı yayındaymış gibi davranan PKK ilintili sabotajcılar. Birden bire ortaya çıkarak, savaş tamtamları çalan bir HDP Milletvekili, asıl hedefin HDP olduğu gerçeğini değiştirmiyor. 

Üç ilde Belediye Başkanlarının görevden alınmaları ile başlatılan, çok önceden tasarlanmış bir süreci yaşıyor Türk Siyaseti.

Millet İttifakının geleceğini CHP’nin HDP’ye olan mesafesiyle sınırlayan, İYİ Partinin önde gelen bir milletvekilinin verdiği demeç, iç siyasette bir takım ilginç gelişmeleri işaret ediyor.

MHP’de Bahçeli’ye çok yakın bir milletvekilinin AKP’nin tutumunu eleştiren demeci ile birlikte değerlendirilince, Babacan ve Davutoğlu’nun parti kurma çabalarının yoğunlaşmasının olası etkileri daha çok hissediliyor.

Aslında HDP’yi PKK bağlantısı üzerinden suçlayarak hedefe oturturken, CHP’nin bu partinin doğal müttefiki olduğunu ilan etme çabası, AKP için yeni bir yaklaşımı sayılmaz.

HDP’nin köşeye sıkıştırılması için atılan adımlardan biri de Demirtaş’ın salıverilmesi beklenirken, önceden serbest bırakıldığı bir dava nedeniyle yeniden tutuklanması.

Giderek karmaşıklaşan bu denklemin nasıl çözüleceğine ilişkin ipuçlarını, BM Genel Kurul çalışmalarına katılmak amacıyla New York’ta bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, ABD Başkanı Trump ile yapması beklenen görüşmesinin ardından yapılacak açıklama verecek.

Kuşkusuz bu görüşme gerçekleşirse.