Adalet!

Adalet Mülkün Temelidir.

Bu ne demek; uzun uzun anlatmaya gerek yok, “Mülk” devlet demektir, yani adalet duygusu devletin temelidir, şayet adaleti tesis edemezseniz devlete olan güveni, milletin huzurunu bozarsınız.

Bu basit denklemi bilmeyen yoktur, hiç okuma öğrenmemiş birisi de ne varsa okumuş olanı da bilir ki ADALET yoksa devlet çöker.

Ülkemizde maalesef yargıya güven yerlerde geziyor.

En son yaşadığımız örneklere bakalım;

YSK, İstanbul seçim iptali başvurusunu hala karara bağlayamadı, iptal başvurusunun dayanağı her yerde yazıldı. Kısaca, sandık kurullarında memur olmayanlar varmış, kısıtlılar oy kullanmış ve benzeri iddialar. YSK ne yaptı, yazılar yazdı seçim kurullarına, sandık kurulu başkan ve üyelerini nasıl belirlediklerini sordu, cevaplara göre değerlendirme yapacak(mış). Aynı YSK, İyi Parti’nin Bursa’da yaptığı başvuruya nasıl karar verdi dersiniz; “sandık kurullarının oluşumuna ilişkin tüm itirazları 2 Mart 2019 tarihinde karara bağladık artık bunlarla ilgili iptal başvurusu yapamazsın”.

Teknik olarak doğru bir karar. Diyor ki; biz zaten sandık kurulları için itiraz hakkı verdik, bunlara da baktık dolayısıyla artık bunu konu edemeyiz.

Ne oluyor da İstanbul’da bu kararı veremiyorsunuz? ‘Başvurucu AKP olunca mı değişiyor mesele’, diye düşündürüyorsunuz milleti. Neden milletin kafasında soru işareti yaratıyorsunuz?

Yine son zamanların başka bir meselesi de Kılıçdaroğlu’na saldırı. Ne olduğu belirsiz bir cahil, Kılıçdaroğlu’na yumruk attı mı? Evet. Bir kadın elinde kaldırım taşı aleni olarak arabaya kasıtla saldırdı mı? Evet. Bir kısım gözü dönmüşler, saklanılan evi taşlayıp aynı zamanda ‘yakalım’ diye çığlıklar attı mı? Evet. Sonuçta ne oldu, bunu yapanların hepsi dışarıda hatta bazı aklı yarımlar tarafından elleri öpüldü. Bu ülkede AKP Genel Başkanı’na sosyal medyada hakaret etti diye insanları tutuklar ama CHP Genel Başkanı’na yumruk atan insanları alkışlatırsanız bu millet ne düşünür?

Alın size başka bir örnek; bir karar verdi Ankara Hakimliği, geçen hafta tutuklanan Sabri Uzun ile ilgili kararı veren hakim hakkında yazılmış yazılar ile ilgili o hakimin başvurusu üzerine yazılara erişim yasağı getirdi. Bunu yaparken yazıları yazanlardan Rıfat Serdaroğlu’nun yazısına değil yazıyı yayımladığı kendi internet sitesine tamamen erişimi yasakladı.

Bu ülkenin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’e her gün küfreden beyinsiz bir sürü adam sosyal medyada cirit atarken hiçbir karar vermeyen Türk Mahkemeleri, sıradan bir hâkim ile ilgili karar verirken web sitesi kapatmaya kadar vardırınca meseleyi hangi adalet duygusundan söz edeceğiz?

Ne oldu bu başvuruyu yapınca? Hakim bey hakkında çıkmış bazı yazıları engellemiş mi oldu? Yoksa alınan bu web sitesi kapatma kararı ile dikkati çekip yazıdan haberi olmayanların da okumasını mı? Dünyanın dijital devrim yaşadığı zamanda her bilgi bu kadar kolay erişilebilir ve yayınlanabilirken yasak kararı aldırmaya çalışmak gerçekten benim avukat olarak anlayamadığım bir strateji.

Milletin huzur içinde yaşaması hepimizin ortak değeri ve ortak isteği. Bu ülkeyi yaşanabilir, müreffeh bir ülke yapmak hepimizin sorumluluğu. Rıfat Serdaroğlu’na yapılan hiçbir eksik yaratmayacak, tanıdığım Serdaroğlu, doğru bildiklerinden bir adım geri gitmez, yine sesini duyurur. Bu ülkenin vatansever, aydın, demokrat insanları bu ülkeye karşı sorumluluğunu yerine getirmek için canla başla çalışmaya devam edecekler.

Her kim, ne kadar uğraşırsa uğraşsın, doğru bildiklerimizi söylemeye devam edeceğiz. Demokrasinin gelişmesi için elimizden gelen her şeyi tüm meşru yollardan yapmaya devam edeceğiz. Her yerde yazacağız, her yerde doğru bildiğimizi haykıracağız. İncitmeden, kırıp dökmeden ama cesaretle bu cennet ülkenin her karışı, her bir vatandaşı ayrım gözetilmeksizin kucaklanacak ancak öyle ilerleriz.